MAHKEMESİ : Muğla İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/10/2013
NUMARASI : 2013/151-2013/287
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. Erdoğan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından çeklere dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, alacaklının yetkili hamil olmadığını ve çeklerde lehtar olarak geçen "Bahçeyaka Yapı Market" sözcüklerinin gerçek ya da tüzel kişiliği ifade etmediğini, bu nedenle kambiyo vasfında olmayan çeklere dayalı olarak takip yapılamayacağını ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece daha önce aynı konuda yapılan şikayetin Muğla İcra Hukuk Mahkemesi'nin 14.06.2013 tarih ve 2013/173 E.-2013/185 K. sayılı kararı ile süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği ve bu kararın 16.07.2013 tarihinde kesinleştiği ve dolayısıyla kesin hükmün bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği görülmektedir.
İcra mahkemesi kararları, genel mahkemelerce verilen kararlar yönünden maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz ise de, icra mahkemesince aynı konuda verilen önceki karar, kesinleşmesi halinde, daha sonra verilmiş olan icra mahkemesi kararına karşı kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla, hakim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde bu nedenle davanın reddi gerekir. Ancak, davanın süre aşımı nedeniyle reddi kararı usule ilişkin nihai bir karar olup, bu kararla dava açılmasıyla meydana gelmiş olan sonuçlar ortadan kalkar. Usule ilişkin nihai kararlar, dava konusu uyuşmazlığın esası hakkında kesin hüküm teşkil etmezler. Başka bir ifadeyle dava şartlarının oluşmaması veya yerine getirilmemesinden ötürü bir davanın reddolunması, şartlar gerçekleştiğinde davanın açılmasına engel değildir.
Somut olayda borçlunun aynı sebebe dayalı olarak daha önce takibin iptali istemiyle icra mahkemesine yaptığı şikayetin ödeme emrinin tebliğ edildiği 21.05.2013 tarihinden itibaren 5 günlük hak düşürücü sürede yapılmadığı gerekçesiyle reddedildiği, esasının incelenmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle anılan karar incelenen şikayet yönünden kesin hüküm teşkil etmez. Bu karar işin esasına ilişkin olmayıp, dava şartlarının yerine getirilmemesi nedenine dayanmaktadır. Bu nedenle Muğla İcra Hukuk Mahkemesi'nin 14.06.2013 tarih ve 2013/173 E.-185 K. sayılı şikayetin reddine ilişkin hükmü, incelenmekte olan şikayet bakımından HMK'nun 303. maddesinde (HUMK.nun 237. maddesinde) öngörülen kesin hüküm niteliğini taşımaz.
O halde mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm nedeniyle şikayetin reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/01/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.