MAHKEMESİ : Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 01/11/2013
NUMARASI : 2013/992-2013/1053
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhinde bir adet çeke dayalı olarak yapılan kambiyo senetlerine karşı borçlunun şikayet yoluyla icra mahkemesine yaptığı başvuruda, asıl borçlu yönünden kesinleşen takipte icra kefili olarak borcu ödeme taahhüdünde bulunduğunu, icra emrinin kendisine taahhüt verdiği esnada tebliğ edilmediğini, sonradan adına düzenlenen icra emrinin ise mernis kaydında yer almayan ve ikamet etmediği, ancak daha önce yetkilisi olduğu borçlu şirketin faaliyette bulunup da artık faal olmadığı adresi itibariyle usulsüz olarak tebliğ edildiğini ileri sürerek icra emrinin tebliğ tarihinin tebligatı öğrenme tarihi olarak düzeltilmesini talep ettiği; mahkemece, şikayetçinin icra müdürlüğüne başvurarak icra kefili sıfatıyla ödeme taahhüdünde bulunduğu tarih itibariyle takipten haberdar olduğu gerekçesiyle şikayetin süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina başlığı altında düzenlenen 21. maddesinin 1. fıkrasında; "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebliğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." hükmü yer almaktadır.
Somut olayda ise; şikayetçi borçlu adına çıkarılan icra emrine ilişkin tebligatın ".. Cad. No:.. Sıhhıye Çankaya/Ankara" adresine Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ edildiği; ancak dosya arasında mevcut ticaret sicil kaydının ve ticaret sicil gazetesi suretinin incelenmesinden bu adresin, şikayetçi borçlunun yetkili müdürü olup da ortağı olmadığı borçlu şirkete ait adres olduğu, şikayetçi borçlunun ikametgah ve işyeri adreslerinin borçlu şirketin adresinden farklı olduğu anlaşıldığından tebligatın bu haliyle usulsüz olduğu gibi, tebligat evrakında muhtarın kaşesi altında imzasının bulunmaması nedeniyle de tebliğ işlemi yukarıda açıklanan yasa hükmüne aykırı şekilde yapıldığından, tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, borçlunun usulsüz tebligat şikayetinin kabul edilerek Tebligat Kanunu'nun 32. maddesine göre tebliğ tarihinin usulsüz tebligata muttali olunan tarihe göre düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy