MAHKEMESİ : Denizli 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/12/2012
NUMARASI : 2010/440-2012/670
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu vekili, çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus yol ile yapılan takipte, zamanaşımı itirazında bulunmuş, mahkemece itirazın reddine karar verilmiştir.
T.T.K. 726 ıncı maddesinde, hamilin; cirantalarla keşideci ve diğer çek borçlularına karşı haiz olduğu müracaat haklarının ibraz müddetinin bitiminden itibaren altı ay geçmekle müruruzamana uğrayacağı, aynı Yasa'nın 730/18. maddesinin yollamasıyla çekler hakkında da uygulanması gereken 662. maddesinde zamanaşımının; dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi veya alacağın iflas masasına bildirilmesi sebepleriyle kesileceği, 663.maddesinde ise zamanaşımını kesen işlem, her kim hakkında vaki olmuşsa ancak ona karşı hükmün ifade edeceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Anılan maddede mücerret dava açılmasından söz edilmiş, davanın kimin tarafından açılacak bir dava olduğu hususuna açıklık getirilmemiştir.
Ancak borçlu tarafından açılacak davada alacaklı durumundaki davalının itirazını defi yoluyla ileri sürdüğü takdirde borçlu tarafından alacaklı aleyhine açılan davanın bu nedenle zamanaşımını kesmesi gerekir. (HGK.nun 20.01.1996 tarih 1996/12-654 E 1996/805 K. sayılı ve HGK.nun 22.02.1984 tarih 1981/10-716 E. 1984/141 K. sayılı kararı ile aynı ilke kabul edilmiştir.) HGK.nda da belirtildiği üzere borçlunun açacağı menfi tespit davasını alacaklının yargılamaya katılarak defi yoluyla alacaklı olduğunu ileri sürmesi zorunludur.
Somut olayımızda takibin diğer borçlusu ...tarafından açılan menfi tespit davasında müteriz borçlu ... taraf olmadığı gibi davaya bir katılımı da mevcut değildir. Bu durumda borçlu ...tarafından açıldığı iddia edilen bu menfi tespit davası alacaklının muteriz borçlu yönünden takibini engellemeyeceğinden zamanaşımını kesmez.
Bu durumda mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda borçlunun zamanaşımı itirazının incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle istemin reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.