(2004 S. K. m. 129, 138)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazamamın 11.12.2012 tarih ve 2012/22924-37370 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Erdal Güney tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Borçlu tarafından ihalenin feshi talep edilmiş, mahkemece istemin reddine karar verilmiştir. Borçlunun temyiz istemi üzerine Dairemiz 11.12.2012 tarihli kararında, satış masrafı olarak, tebligat giderleri hariç olmak üzere, kıymet takdiri gideri 498,50 TL, gazete ilan gideri 1.982,40 TL masraf yapıldığını, taşınmazın 2. Artırım da 85.500 TL'ye ihale edildiğini, ihale bedelinin İİK.nun 129/2. maddesine aykırı olarak taşınmazın kıymetinin %40'ı ile satış masrafları toplamının altında kaldığını, bu hususun re'sen gözetilerek ihalenin feshine karar verilmesi gerektiğinden bahisle Mahkeme kararının BOZULMASINA hükmetmiştir.
Bozma kararından sonra, alacaklı vekili karar düzeltme dilekçesinde, ihalesi yapılan taşınmazla ilgili olarak taraflarınca yapılan satış masraflarının 1.000 TL'lik kısmından feragat ettiklerini bildirmiştir.
İİK.nun 129. maddesinde öngörülen; satış bedelinin 2. ihalede muhammen bedelin %40'ı dışında, satış masraflarını da karşılaması kuralının amacı, borçlunun taşınmazının, paraya çevirme masrafları dışında en az muhammen bedelin %40'ı oranında değerlendirilmesidir (somut olayda, takip yapan alacaklının alacağına rüçhanlı bir alacak bulunmadığından rüçhanlı alacağı karşılama ilkesinin tartışılmasına gerek bulunmamaktadır).
Nitekim, aynı esaslara İİK.nun 138. maddesinin 2. fıkrasında yer verilmiştir. Bu fıkrada aynen şöyle denmektedir:
Haciz, paraya çevirme ve paylaştırma gibi bütün alacaklıları alakadar eden masraflar önce satış tutarından alınıp, artan para takip masrafları ve işlemiş faizler dahil olduğu halde, alacakları nispetinde paylaştırılır.
Bu madde hükmünden anlaşılacağı gibi paraya çevirme masraflarının, öncelikle satış bedelinden alınarak bunları yapan alacaklıya (veya alacaklılara) ödenmesi gerekecektir.
Somut olayda, icra takibini yapan alacaklı tek olup, paraya çevirme giderlerini de satış dosyasında icra takibini yapan alacaklı yapmıştır.
Dosya alacaklısı yaptığı bu masrafların 1.000 TL'lik kısmına dair talep hakkından vazgeçmiştir (feragat etmiştir).
İİK'nın 134/5 maddesine göre ihalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhte olduğunu ispata mecburdur.
Alacaklı vekilinin, yaptıkları takip masraflarını talep hakkından vazgeçmesi sebebiyle borçlunun ihalenin feshini istemekte (diğer fesih nedenleri de Dairemizce yerinde görülmediğinden) yararı kalmamıştır.
Kaldı ki; alacaklının satışını istediği taşınmazlar 2 tane olup, ihalesinin feshi istenilen taşınmaz ise 1558 parsel sayılı taşınmaz olup satış masraflarının da taşınmazların değerleri oranında paylaştırılması halinde, ihale bedelinin taşınmazın muhammen bedelinin %40'ını ve paraya çevirme masraflarını karşıladığı görülmektedir. O halde, alacaklının karar düzeltme talebinin kabulüyle Dairemizin 11.12.2012 tarihli bozma ilamı kaldırılarak mahkemenin kararının onanması gerekmiştir.
Sonuç: Alacaklının karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 11.12.2012 tarih ve 2012/22924-37370 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, Gökçebey İcra Mahkemesi'nin 22.3.2012 tarih ve 2011/21 E 2012/12 K sayılı mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK. 366. ve HUMK. 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, 01.04.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy