MAHKEMESİ : Tire İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/10/2012
NUMARASI : 2012/1-2012/86
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçiler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK.nun 45. maddesine ilişkin şikayetle ilgili karar yönünden yapılan incelemede; İİK.nun 45. maddesi gereğince rehin ile temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Ancak, rehnin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yolu ile takip edebilir. Ayrıca, Hukuk Genel Kurulu’nun 18.4.2001 gün ve 2001/12-354 E. 2001/367 K. sayılı kararında "....özellikle takip konusu alacağın rehin tutarı ile karşılanamayacağının belirgin olması karşısında, tüm alacak için tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile haciz yolu ile takip yapılmasında usulsüzlük bulunmadığı....." da açıklanmıştır. Borçlunun bu konudaki başvurusu bir hakkın yerine getirilmemesine ilişkin bulunduğundan İİK’nun 16/2 maddesi uyarınca süresiz şikayete tabidir.
Somut olayda, borçlu S.Ş.ile alacaklı arasında aktedilen kredi sözleşmesine istinaden 9 parsel sayılı taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiği anlaşılmaktadır. Alacaklının genel kredi sözleşmesinden doğan 20.058.29 TL asıl alacak ve ferilerinden oluşan toplam 21.246,47 TL alacağı için borçlular aleyhinde ilamsız icra takibine giriştiği görülmektedir. Taşınmazın kıymet takdir tutanağına göre değeri 32.000,00TL olup , alacağın rehin tutarı ile karşılanabilir bir miktar olduğu gözetilerek takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçilerin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), sair temyiz talebinin incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.