MAHKEMESİ : Gaziantep 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/10/2012
NUMARASI : 2011/655-2012/580
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu, alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak hakkında başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde, örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda imzaya itiraz etmiş ve ayrıca sahtecilik suçundan Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu belirtmiş, mahkemece; Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan hazırlık soruşturması kapsamında takip dayanağı senetlerin sahtecilik suretiyle oluşturulduğunun anlaşıldığı gerekçeleri ile davanın kabulü ile takibin iptaline karar verilmiştir.
HMK' nun 209/1 maddesine göre “Adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz.”
Sahtelik iddiasının imza inkarı dışındaki bir nedene dayanması halinde 6100 Sayılı HMK' nun 209/1. maddesinin amir hükmü gereği icra takibi olduğu yerde durur. Bunun için sahtelik iddiasının ileri sürüldüğü Cumhuriyet Savcılığı ya da mahkemece ayrıca tedbir kararı verilmesi gerekmez. Borçlu tarafından icra dairesine başvurulması halinde icra müdürlüğünce anılan madde uyarınca sahtelik davası sonuna kadar icra takibinin durdurulması gerekir. İcra müdürünün kararının taraflarca İİK' nun 16/2.maddesi uyarınca süresiz şikayet konusu yapılabileceği tabidir. Öte yandan borçlu tarafından doğrudan icra mahkemesine başvurulmasına da yasal engel olmadığı gibi, hakim, 6100 Sayılı HMK. nun 209/1.maddesini re’sen nazara almalıdır.
Pek tabidir ki mahkemece sahtelik iddiasının imza inkarı dışındaki bir nedene dayandığının belirlenmesi halinde takip hukukunun özelliği ve ivedi karar verilmesi gerekliliğinin bir sonucu olarak, sahtelik davası bekletici mesele yapılmadan, sahtelik davasında karar verilinceye kadar icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı' nın 2011/30631 sayılı soruşturmasında alınan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şube Müdürlüğünün 28.07.2011 tarihli raporunda 'takip dayanağı senette borç doğurucu ciro kaydına havi davacı borçlu isim ve imzasının bulunduğu bir kağıdın sahtecilik sureti ile sonradan bilgisayar ve ekipmanı kullanılmak sureti ile senet haline dönüştürüldüğü, özel bir belge altında yer alan isim ve imzaların bu sahte bonoda ciro haline getirildiği' bildirilmiş ve takip alacaklısı ...'in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
O halde mahkemece 6100 Sayılı HMK. nun 209/1.maddesi uyarınca icra takibinin sahtelik davasında karar verilinceye kadar durdurulmasına karar verilmesi gerekirken takibin iptaline karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Gaziantep 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 18.10.2012 tarih ve 2011/655 E., 2012/580 K. sayılı kararının hüküm bölümünün bir numaralı bendinde yer alan, “takibin iptaline” sözcüklerinin karar metninden çıkarılmasına, yerine “davacı yönünden takibin durdurulmasına” sözcüklerinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy