MAHKEMESİ : Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 22/01/2013
NUMARASI : 2010/1010-2013/34
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İİK'nun 134/2. maddesinde; "İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler, yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde isteyebilirler" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; Antalya 6. İcra Müdürlüğü'nün 2008/3913 Talimat sayılı dosyasından 23.08.2010 tarihinde ihalesi yapılan 535 ada, 7 parselde kayıtlı taşınmazdaki 1,3,4,5 ve 10 nolu bağımsız bölümler üzerine, Samsun 5. İcra Müdürlüğü'nün 2010/2104 esas sayılı dosyasından 17.06.2010 tarihli haciz müzekkeresine istinaden 21.06.2010 tarihli haciz şerhinin konulduğu, şikayetçi Yaşar Çiçekoğlu'nun anılan takip dosyasının alacaklısı olduğu görülmektedir.
Satış işlemlerinin gerçekleştirildiği Antalya 6. İcra Müdürlüğü dosyasında satış kararı 07.06.2010 tarihinde verilmiştir. Şikayetçinin alacaklı olduğu Samsun 5. İcra Müdürlüğü dosyasından ise ihalenin feshine konu olan taşınmazlara satış kararından sonra haciz konulmuştur. Her ne kadar ihale tarihinden önce tapu kaydında şikayetçinin bağımsız bölümler üzerinde haczi bulunsa da, bu haciz ifade edildiği üzere satış kararından sonradır. Şikayetçi, satış kararından önce tapu kaydında alacaklı olarak görünmediğinden müdürlükçe kendisine satış ilanı tebliğe çıkarılamamıştır. Şikayetçi de satış kararından sonra icra dosyasına müracaat ederek herhangi bir işlem yapmamıştır. Bu durumda adı geçenin İİK'nun 134. maddesinde belirlenen "tapudaki ilgili" sıfatı bulunduğundan söz edilemez.
O halde şikayetçinin aktif husumet ehliyeti bulunmadığından işin esasına girilmeden mahkemece istemin reddi gerekirken, işin esası incelenerek sonuca gidilmesi doğru değilse de sonuçta istem reddedildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak işin esasına girilmeden istemin reddi halinde şikayetçiye %10 para cezası verilemeyeceğinden hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından mahkeme kararının düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ :Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Antalya l.İcra Mahkemesi'nin 22.01.2013 tarih ve 2010/1010 Esas, 2013/34 Karar sayılı kararının hüküm bölümünün para cezasına ilişkin (2) nolu bendinin karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilen bu şekliyle İİK.'nun 366 ve HUMK.'nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy