MAHKEMESİ : Çaycuma İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/01/2013
NUMARASI : 2012/109-2013/5
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu vekilinin icra mahkemesine başvurusunda, müvekkiline yapılan ödeme emri tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğunu ileri sürerek, tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 02.10.2012 tarihi olarak düzeltilmesini istediği ve ayrıca borca itirazı ile birlikte İİK'nun 89/1 maddesinin uygulanma usulüne ilişkin şikayetlerini de bildirdiği görülmektedir.
İİK.nun 168/5.maddesi hükmü gereği borçlunun, borcu olmadığını veya borcun itfa edildiğini, sebepleri ile birlikte 5 gün içinde icra mahkemesine bildirmesi gerekir.
Bu durumda mahkemece öncelikle borçluya yapılan ödeme emri tebliğ işleminin usulüne uygun olup olmadığı belirlenip, tebligatın usulsüz yapıldığının belirlenmesi halinde itirazın süresinde yapıldığı kabul edilerek işin esasının incelenmesi gerekir. Aksi halde istemin süre aşımından reddi gerekir.
Somut olayda ödeme emri, borçlu tüzel kişiyi temsile yetkili olanların o sırada orada bulunup bulunmadıkları belirlenmeden doğrudan daimi işçi .....................imzasına tebliğ edildiğinden ve bu durumda tebliğ işlemi 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13.maddelerine aykırı olduğundan usulsüzdür. Diğer taraftan 7201 Sayılı Kanunun 32. maddesi gereğince tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilir.
Hukuk Genel Kurulunun 5.6.1991 tarih ve 1991/12-258 esas ve 1991/344 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; " .. usulsüz tebliğ işlemini öğrenen muhatabın bu tebliği öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde şikayet yolu ile tebligatın usulsüz1üğünü İcra Mahkemesi önüne getirmesi gereklidir." Borçlunun bildirdiği öğrenme tarihi esas olup, bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. Hukuk Genel Kurulunun 12.02.1969 tarih ve 1967/172-107 sayılı kararında da benimsendiği üzere beyan edilen öğrenme tarihinin aksi tanık beyanıyla ispat edilemez.
Mahkemece ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğuna ilişkin şikayetin kabul edilerek 7201 Sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerektiği halde tebliğ işleminin usulüne uygun olduğunun kabulü doğru değildir.
Öte yandan mahkemece yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu kabul edildiği halde borçlunun borca itirazının esası incelenerek yazılı şekilde sonuca gidilmesi de kabul şekline göre uygun görülmemiştir.
O halde mahkemece öncelikle ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilerek buna göre de borçlunun borca itirazları süresinde olacağından bu aşamadan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy