MAHKEMESİ : Alaşehir İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/01/2012
NUMARASI : 2011/109-2012/5
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının temyizine ilişkin dilekçenin reddini mutazammın 04.12.2012 tarih, 2012/18353-36259 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takipte borçlunun imzaya itirazı üzerine, mahkemece itirazın kabulü ile alacaklının takip konusu asıl alacak miktarı olarak gösterilen 36.000,00 TL'nin %20’si oranında (7.200,00 TL) tazminata ve aynı asıl alacak miktarı üzerinden %10'u oranında (3.600,00 TL) para cezasına mahkum edilmesine karar verildiği, kararın alacaklı vekilince temyiz edildiği anlaşılmıştır. Buna göre temyiz konusu edilen miktar karar tarihi itibariyle uygulanması gereken İİK 363. maddesinde öngörülen 4.870 TL'lik temyiz sınırının üzerinde olduğundan mahkeme kararının temyizi kabildir. Bu nedenle Alaşehir İcra Mahkemesinin 30.01.2012 tarih ve 2011/109 E – 2012/5 K sayılı kararının kaldırılmasına oybirliği ile karar verilerek; alacaklının icra mahkemesinin aynı sayılı asıl kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi:
İİK.nun 170/3.maddesine göre icra mahkemesi aynı kanunun 68/a maddesine göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığı kanaatine varırsa itirazın kabulü ile birlikte takibin durdurulmasına ve 4.fıkra uyarınca alacaklının senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde, borçlu yararına takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın %10’u oranında para cezasına karar verir.
Somut olayda, takip dayanağı çek, hamilin cirosu ile icra takibini yapan alacaklıya intikal etmiş olup son hamil olan alacaklının, arada cirolar bulunması nedeniyle keşideci borçlu ile doğrudan ilişki içinde bulunmadığının kabulü zorunludur. Bu durumda adı geçenin çeki takibe koymada ne surette kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu kanıtlanmadan, tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulması, yukarıda belirtilen madde hükmüne aykırı olduğu gibi, mahkemece borçlunun imzaya itirazı hakkında bilirkişi incelemesi yapılmaksızın Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma dosyasından alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak itiraz kabul edildiğine göre alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekir ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile Alaşehir İcra Mahkemesinin 30.01.2012 tarih ve 2011/109 E – 2012/5 K. sayılı ilamının hüküm bölümünün 2. maddesindeki "İİK. M 170/IV.c.1 uyarınca, senedi takibe koymada ağır kusurlu bulunan alacaklının (davalının) takip konusu asıl alacak miktarı olarak gösterilen 36.000,00 TL'nin %20'si oranında (7.200,00 TL) tazminata ve aynı asıl alacak miktarı üzerinden %10'u oranında (3.600,00 TL) para cezasına mahkum edilmesine," kelimelerinin karar metninden çıkartılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, 14/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.