MAHKEMESİ : Aydın 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 22/11/2012
NUMARASI : 2012/301-2012/368
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ve borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Genel haciz yoluyla takipte borçlunun meskeniyet şikayeti hakkında verilen icra mahkemesin kararının Dairemizin 27.06.2012 tarih ve 2012/5293 E. 2012/22619 K. sayılı bozma ilamı ile; “Somut olayda, alınan raporlarda borçlunun haline uygun ev alabileceği miktar belirlenmediği gibi daha mütevazi semtlerdeki alabileceği meskenlerin değeri de belirtilmediğinden anılan raporlar bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece bilirkişilerden ek rapor alınarak borçlunun haline münasip evi alabileceği değerin tespitinden sonra bu miktar mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın alacaklıya ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve yetersiz rapora dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir” gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece bilirkişinin yetersiz ek raporuna dayanılarak şikayetin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Borçlunun evi .....'ye çok yakın olan ........ köyü mülki sınırları içerisindedir. Bu köyde ulaşım sorunu olmayan benzer yakınlıktaki köylerde veya ....'nin daha mütevazi mahallelerinde, borçlunun ailesi ile birlikte oturabileceği bir evin asgari değerinin belirlenmesi gerekirken, köy halkının genelde kendi ihtiyaçları için ev yaptıkları, satma amaçlı konut inşaatı olmadığı, ancak yeniden yapılanmak üzere eski evler bulunan arsa ve arazilerin satılabileceği gerekçesiyle, borçlunun sosyal durumuna uygun olmayan, ilçe içindeki satılık sitelerdeki dairelerin bedellerini esas alan ve bozma kararında eksikliği belirtilen hususlara açıklık getirmeyen raporun baz alınarak, karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece borçlunun evinin bulunduğu köyde, ailesi ile birlikte oturabileceği satılık bir ev olup olmadığı hususuna takılınmadan, yukarıda açıklanan mahallerde haline münasip bir evi alabileceği değeri belirten bir rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Kabule göre de; borçlunun evi 60.000 TL'sı, haline münasip ev de 75.000 TL'sı olarak belirlendiğine göre, meskeniyet şikayetinin kabulü ve haczin kaldırılması gerekirken, 60.000 TL'lık evin 75.000 TL'dan az olmayacak şekilde satılması kararı verilmesi de dosyaya ve hayatın olağan akışına uygun düşmemiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), Bozma nedenine göre borçlunun temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.