MAHKEMESİ : Ankara 16. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/11/2012
NUMARASI : 2012/542-2012/867
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo takibinde borçlu, senet tanziminden sonra alacaklı ile aralarında protokol düzenlediklerini, bu protokole göre .... DC 5090 plakalı aracın satılması, 40.000 TL ve 16.000 TL'nin ödenmesi şartı ile R...T...'a başkaca bir borcunun kalmayacağı konusunda anlaşmaya varıldığını, protokole uyduğunu, sadece 16.000 TL'yi ödemediğini, 16.000 TL borcu ise kabul ettiğini beyan etmiştir.
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; borçlunun protokol gereğince 40.000 TL ödeme yaptığını, bu hususta taraflar arasında bir ihtilafın bulunmadığını, ayrıca .... DC 5090 plakalı aracın devrinin yapıldığını, bu aracın 59.000 TL'ye satıldığını, toplam 99.000 TL'lik ödemenin tenzili ile 250.000 TL'lik senedin 151.000 TL'den takibe konu edildiğini, protokolün şarta bağlı olduğunu, 16.000 TL'nin 11.03.2012 tarihine kadar ödenmesi kaydı ile müvekkilinin geri kalan alacaktan feragat edeceği hususunda taahhütte bulunduğunu, ancak borçlunun da kabul ettiği üzere 16.000 TL ödenmediği için geri kalan alacağın tamamının ödenmesi gerektiğini bildirmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 12.01.2012 tarihli protokolde; senet karşılığı olarak 40.000 TL'nin ödenmesi ve araç devrinin yapılması ve ayrıca 16.000 TL'nin de 11.03.2012 tarihine kadar ödenmesi halinde muteriz borçlunun senet üzerindeki kefaletinin sona ereceği kararlaştırılmıştır. Böylece senedin geçerliliği şarta bağlanmamış, ancak protokolün geçerliliği, borçlu tarafından belirli bir sürede ödeme yapılması koşuluna bağlı tutulmuştur.
Bu durumda 16.000 TL'nin protokolde kararlaştırılan tarihe kadar ödenmediği borçlu tarafından da kabul edildiğine göre, artık bu protokole dayanılması mümkün değildir. Dolayısıyla müteselsil kefil olan borçlu, kalan borçtan asıl borçlu ile birlikte sorumludur. O halde mahkemece itirazın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin kabulü isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy