MAHKEMESİ : Kocaeli 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 09/04/2009
NUMARASI : 2009/66-2009/185
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklıya icra mahkemesi kararı tefhim edilmemiştir. Buna göre yasal 10 günlük temyiz süresi, tebliğ tarihi olan 29.11.2012 tarihinden itibaren başlayacak olup, aynı gün yapılan temyiz istemi süresindedir. Bu nedenle mahkemenin 28.04.2009 tarihli temyiz dilekçesinin reddine dair ek kararının kaldırılmasına oybirliğiyle karar verildikten sonra 09.04.2009 tarihli asıl kararına ilişkin borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi;
Borçlu şirket, hakkında başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte, imzaya, borca, faize ve senedin kambiyo vasfına yönelik şikayette bulunmuştur.
Kambiyo senedine mahsus haciz yolu ile takipte takip öncesi zamanaşımı, İİK'nun 168/5. maddesinde belirtildiği üzere yasal 5 günlük itiraz süresi içerisinde yapıldığı takdirde mahkemece incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilir. Takip sonrası zamanaşımı iddiası ise İİK'nun 33/a ve 71. maddeleri uyarınca borçlu tarafından süresiz olarak her zaman icra mahkemesi nezdinde şikayet konusu yapılabilir. Zamanaşımı itirazı yukarıda belirtildiği üzere borçlu tarafından dava dilekçesinde ileri sürüldüğü takdirde mahkemece incelenip sonuçlandırılır. Bu husus kamu düzenine ilişkin olmadığından mahkemece re'sen gözönüne alınamaz.
Somut olayda borçlunun takibe konulan senetle ilgili olarak imzaya, borca, faize ve kambiyo senedi vasfına itiraz ettiği, mahkemece; takibe konulan senedin takip öncesi zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle re'sen takibin iptaline karar verildiği görülmüştür.
Yukarıda belirtildiği üzere zamanaşımı itirazı borçlu tarafından süresinde ileri sürüldüğünde incelenebilir. Kamu düzenine ilişkin olmadığı için mahkemece re'sen incelenemez. O halde 6100 Sayılı HMK'nun 26. maddesi gereğince borçlunun itiraz ve şikayetleri incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy