MAHKEMESİ : İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/12/2012
NUMARASI : 2012/1071-2012/1204
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
5411 Sayılı Kanun'un 141.maddesinde; "Bu kanundan kaynaklanan fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresi 20 yıldır", aynı kanunun ek 16. maddesinde ise; "Bu kanun ile fon alacağının tahsili bakımından yarar görülerek zamanaşımı ve diğer konularda fon lehine getirilen hükümler makaple şamildir" hükümleri yer almaktadır.
Somut olayda; 15.03.1997 vade tarihli 250.00 TL miktarlı bono, fon alacaklarında zamanaşımını 20 yıla çıkaran hükümlerin yürürlüğe girmesinden ve temlik sözleşmelerinin düzenlenmesinden önce 3 yıllık zamanaşımına uğramıştır. Bir başka anlatımla, dayanak bonoda zamanaşımının icra dosyasındaki 14.08.1998 tarihli haciz talebinden sonra başkaca icrai bir işlem bulunmadığından 14.08.2001 tarihi itibariyle dolmuş olduğu anlaşıldığından, alacaklı Esbank alacağının 28.12.2001 tarihinde TMSF’na temlik edilmiş olması, gerçekleşmiş olan zamanaşımını ortadan kaldırmaz. Fona devir tarihinden önce zamanaşımı süresinin dolduğu hallerde kişi lehine kazanılmış hakkın kabulü genel kuraldır. Fon lehine getirilen hükümlerin geçmişe etkili olacağı kuralı, TMSF’na devrinden önce henüz zamanaşımına uğramamış olan alacakların zamanaşımı süresinin 20 yıla uzayacağı anlamına gelir. Aksinin kabulü kazanılmış hakkın ortadan kaldırılmasına yol açar. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 05.02.2003 tarih ve 21-30/57 sayılı kararında kazanılmış hakkın hukuk devleti kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardan olduğu, kazanılmış hakkı ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumların…toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldıracağı, belirsizlik ortamına neden olacağı ve kabul edilemeyeceği belirtilmiştir (Bankacılık Kanunu Şerhi Cilt:2 Sayfa:1576 Prof. Dr. Seza Reisoğlu).
O halde bu yasal düzenlemeler nedeniyle mahkemece borçlunun zamanaşımı şikayetinin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy