MAHKEMESİ : Mersin 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/12/2012
NUMARASI : 2012/727-2012/883
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından genel haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek tebliğ tarihinin düzeltilmesi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Şikayetçinin bildirdiği öğrenme tarihi esas olup, bu tarihin aksi ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. Hukuk Genel Kurulu'nun 12/02/1969 tarih ve 1967/172 E.-107 K. sayılı kararında da benimsendiği üzere beyan edilen öğrenme tarihinin aksi tanık beyanıyla ispat edilemez.
Somut olayda, alacaklının da kabulünde olduğu üzere, ödeme emrinin borçlunun adres kayıt sisteminde kayıtlı yerleşim yeri adresi olmayan başka bir adrese bu kayıt ile tebliğe çıkarıldığı ve Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince tebliğ edildiği görülmektedir. Mahkemenin, tebligatın usulsüz yapıldığı yönündeki kabulü doğrudur. Ancak, alacaklı vekili, takip dosyasından borçlunun çalıştığı kuruma maaş haciz müzekkeresi gönderildiğini ve sözkonusu haczin ilgili kurum tarafından borçluya tebliğ edildiğini, borçlunun da takipten bu şekilde haberdar olduğunu belirterek bu hususun araştırılmasını istemiştir. Alacaklı vekilinin iddia ettiği gibi, çalıştığı kurum tarafından maaş haczi borçluya tebliğ edilmişse Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, borçlunun bu tarih itibariyle ödeme emri tebliğinden haberdar olduğu kabul edileceğinden, anılan tarihe göre yedi günlük sürede icra mahkemesine başvurunun yapılıp yapılmadığının tespiti ile başvuru süresinde ise yine bu tarih esas alınarak tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekecektir.
O halde, mahkemece, maaş haciz müzekkeresi gönderilen kurumun, haciz işlemini borçluya tebliğ edip etmediği hususu araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.