MAHKEMESİ : Bakırköy 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/01/2013
NUMARASI : 2012/1504-2013/30
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
7201 Sayılı Tebligat Kanunun 17. maddesi ve Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 26. maddesine göre bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde, tebliğ o yerdeki daimi memur veya müstahdemlerden birine yapılır.
Somut olayda, İstanbul İcra Müdürlüğü'nde borçlu şirket aleyhine genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi yapıldığı, borçlu şirket vekilinin yetkiye ve borca itirazı üzerine dosyanın yetkili Bakırköy İcra Müdürlüğü'ne gönderildiği, yetkili icra müdürlüğünce çıkarılan ödeme emri ekli tebligatın borçlu şirket vekline "aşağıda adı soyadı imzası bulunan daimi çalışan şirketin evrak memuruna tebliğ edildi" şerhi ile N.... A........ imzasına 11.09.2012 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Bu hali ile tebliğ işlemi, tebliğ anında muhatabın orada bulunup bulunmadığı tespit edilmeden doğrudan çalışana yapılmış olduğundan 7201 sayılı Tebligat Kanunun 17. maddesi ve Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 26. maddesine aykırı olup usulsüzdür.
O halde mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile Tebligat Kanunu'nun 32. maddesine göre tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddine dair hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.