MAHKEMESİ : İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/06/2012
NUMARASI : 2011/911-2012/562
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre alacaklının temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Borçlunun temyiz itirazlarına gelince;
Alacaklı lehtar tarafından başlatılan bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte borçlunun kefilin senetteki imzasına itiraz ettiği, 30.05.2012 tarihli dilekçesi ile de inkar tazminatı talep ettiiği, mahkemece yapılan inceleme sonucunda imzaya itirazın kabulü ile takibin borçlu açısından durdurulmasına karar verildiği, ancak borçlunun inkar tazminatı talebi ile ilgili olumlu ya da olumsuz karar verilmediği görülmektedir.
İİK’nun 170/3.maddesi uyarınca icra mahkemesi, yapacağı inceleme sonucunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse, itirazın kabulüne karar verir. Aynı maddenin takip tarihine göre uygulanması gereken 4.fıkrasında; icra mahkemesince itirazın kabulüne karar verilmesi halinde senedi takibe koymada kötüniyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklının takip konusu alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda lehtar tarafından kefil olan borçlu hakkında icra takibi yapıldığı, mahkemece borçlunun imzaya itirazının kabul edildiği görülmektedir. Bu durumda lehtar, ilgili bonodaki imzanın borçluya ait olup olmadığını bilebilecek durumdadır. Senetteki imzanın borçlunun eli ürünü olup olmadığını kontrol etmeden alan alacaklı ağır kusurlu kabul edilmelidir.
Bu durumda mahkemece borçlunun kötüniyet tazminatına ilişkin talebinin kabulüne de hükmedilmesi gerekirken bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy