MAHKEMESİ : İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 01/11/2012
NUMARASI : 2011/458-2012/1699
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte borçlunun icra mahkemesine 01.03.2011 tarihinde yaptığı başvuruda, takip dayanağı senet aslının icra kasasında bulunmadığını, senedin teminat senedi olduğunu ve senetteki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek itiraz ettiği 03.03.2011 tarihinde yaptığı başvuruda ise senedin teminat senedi olduğu yönünde şikayeti ve imzaya itirazı ile birlikte ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu ileri sürdüğü, mahkemenin 2011/500 E. sırasına kaydı yapılan 03.03.2011 tarihli isteme ilişkin dava dosyasının, 01.03.2011 tarihinde yapılan isteme ilişkin olan mahkemenin 2011/458 E sırasına kaydı yapılan dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği ve yargılama sonunda davanın süresinde açılmadığı gerekçesi ile reddine, birleşen 2011/500 E. sayılı şikayetin ise reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32.maddesi gereğince tebligatın usulsüz olması halinde, muhatabı tebliğinden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir.
Somut olayda borçlu icra mahkemesine 03.03.2011 tarihli başvurusunda ayrıca ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu bu nedenle takipten haberdar olmadıklarını iddia etmiştir. Bu durumda mahkemece borçlunun bu yöndeki iddia ve delilleri araştırılmak suretiyle tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin şikayetin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ile istemin süre aşımından reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Öte yandan, HMK.nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereğince hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.