MAHKEMESİ : Karaman İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/11/2012
NUMARASI : 2012/171-2012/232
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinde borçlu icra mahkemesine başvrusunda; 3 yıllık zamanaşımı süresinin 10.04.2012 tarihinde dolduğu gerekçesiyle icranın geri bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Bilindiği üzere alacaklının haciz isteme hakkı, bir yıllık süreye tabidir. Haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir yıl geçmekle düşer (İİK. m. 78/II.C.L). Alacaklı, bir yıllık süresi (İİK.78/II) içinde haciz talebinde bulunmaz veya (bir yıl içinde yaptığı) haciz talebini geri alıp da bu (aynı) bir yıllık süre içinde yeniden haciz talebinde bulunmaz ise, takip dosyası işlemden kaldırılır (m.78/IV y.m.10l/II). Bu halde takip dosyası yalnız işlemden kaldırılır; yoksa icra takibi düşmez (son bulmaz). Yani icra takibi derdest kalmakta devam eder. Bu halde alacaklı yenileme talebinde bulunmak suretiyle aynı takip dosyasında haciz isteyebilir.
Somut olayda, borçlu takibin zamanaşımına uğradığını ileri sürmüş olup, dosyanın işlemden kaldırılması, borçlunun bu itirazının incelenmesine engel teşkil etmez. Bir başka anlatımla alacaklı, her zaman dosyanın yenilenmesini isteyerek takibe devam edebileceğinden dosyanın işlemden kaldırılmış olması, istemin reddini gerektirmez. Bu durumda mahkemece borçlunun zamanaşımı itirazı incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken alacaklının yenileme talebi olmadığı, davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan HMK'nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde "gerekçeli kararın yazıldığı tarihin" yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy