MAHKEMESİ: Fatsa 2. Asliye Hukuk (İcra Hukuk) Mahkemesi
TARİHİ : 27/12/2012
NUMARASI : 2012/1-2012/28
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
6352 Sayılı Yasanın 21. ve 22. maddelerince değişik İİK'nun 106.maddesinde alacaklının, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay içinde satılmasını isteyebileceği, 110. maddesinde ise yasal süresi içinde malın satılması istenmez veya icra müdürü tarafından verilecek karar gereği gerekli gider onbeş gün içinde depo edilmezse ya da talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haczin kalkacağı düzenlenmiştir.
Satış talebinin, yukarıdaki maddede öngörülen süreler içinde olup olmadığını icra müdürü re’sen gözetmelidir. Satış talebi, bu sürelerden sonra ise, reddetmelidir. Satış isteme sürelerinin geçmesine rağmen, icra müdürünün satış talebini kabul etmesi, bu hususun kamu düzeninden oluşu nedeniyle süresiz şikayete tabidir. Satış isteme süresinin geçmesi nedeniyle haczin kalkmış olmasına rağmen yapılan ihalenin feshi gerekir ( İcra El Kitabı,s.520).
Somut olayda, satışa konu menkullerin 03.07.2008 tarihinde ihtiyati haciz kararına dayanılarak haczedildiği ve 10.09.2012 tarihli ihale ile satıldıkları görülmektedir. Haciz tarihi itibari ile yürürlükte bulunan İİK'nun değişiklik öncesi 106. maddesine göre menkullerde satış isteme süresi 1 yıldır. Buna göre mahkemece, haciz tarihi ile birlikte, usulüne uygun satış talebi ve satış isteme süreleri dikkate alınarak ihale tarihinde mahcuzlar üzerindeki haczin düşüp düşmediği tespit edildikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Bu durumda şayet mahcuzlar üzerindeki hacizler İİK'nun 110. Maddesi gereği kalkmış ise geçerli bir haciz olmaksızın yapılan ihalenin feshine karar verilmesi, şayet hacizler devam ediyor ise bu hususun fesih sebebi yapılmaması gerekmektedir.
Öte yandan, mahkemece alıcının çıkmadığı ilk artırmaya yönelik fesih sebeplerinin ilk artırma tarihine göre süresinde ileri sürülmediği gerekçesine dayanılmış ise de, ikinci artırmanın yapılabilmesi, usulünce yapılan ilk artırmada satışın gerçekleşmeyerek ihalenin geri bırakılması ile mümkündür. Her iki artırma birinde satış gerçekleşmezse yapılabilen birbirine bağlı ve birbirinin sonucu olan, sonuçta da ihaleyi oluşturan unsurlardır ve birinci artırma usulsüz yapılmışsa ikinci artırma usulünce yapılmış olsun olmasın geçersizdir. Durum böyle olunca, ikinci artırma usulünce yapılsa dahi birinci artırmanın usulsüzlüğü doğal olarak ihalenin tümüyle geçersizliği sonucunu doğuracaktır. Bu durumda birinci artırma ile sıkı sıkıya bağlı
ikinci artırmanın usulünce yapılmış olması ihalenin geçerli hale gelmesini sağlamaz. Davacı tarafından ilk artırmaya ilişkin ileri sürülen fesih sebebi her ne kadar yerinde değil ise de, mahkemece bu iddianın süresinde ileri sürülmediği gerekçesi doğru görülmemiştir.
Yine her ne kadar mahkemece, ihale bedelinin muhammen bedel ile birlikte satış masraflarını karşılayamadığı tespit edilmiş ve bu husus davacı tarafından ileri sürülmediği gerekçesi ile fesih sebebi yapılmamış ise de, İİK'nun 129. maddesinin amir hükmü re'sen gözetilerek bu hususun tek başına ihalenin feshi sebebi olacağının göz ardı edilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.