MAHKEMESİ : Ayvalık İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/01/2013
NUMARASI : 2011/229-2013/13
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlular vekili, Balıkesir İli Ayvalık İlçesi Sarımsak mevkii 4667 parsel 8. bağımsız bölüm ile 4668 parsel 7. bağımsız bölüme ilişkin yapılan ihalede, satış ilanının müvekkillerine usulsüz tebliğ edildiğini ve diğer itiraz sebeplerini ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiş, Mahkeme, borçlulardan İnşaat Ltd Şti.ne yapılan satış ilanı tebligatının usulsüz olduğunu ve aynı taşınmazlara ilişin daha önce açılan ihalenin feshi talebinin kabulüne ilişkin mahkeme kararı kesinleşmeden satış istendiğini belirterek ihalenin feshine karar vermiştir.
Ayvalık İcra Müdürlüğünün 2009/883 Tal. Sayılı dosyası incelendiğinde, 25.09.2011 tarihli satış kararında, satış ilanının borçlular veya vekiline tebliğ edilmesine karar verildiği görülmüştür.
Tebliğ tarihi itibariyle yürürlükte bulunan HUMK.nun 62, Avukatlık Kanunu'nun 41, Tebligat Kanunu'nun 11.maddeleri gereğince vekille takip edilen işlerde vekile tebligat zorunludur.
Şikayetçi borçlular, vekili Av. aracılığı ile Ayvalık İcra Hukuk Mahkemesi'nin 09.02.2011 tarih ve 2010/155 E. 2011/20 K. sayılı dosyasında ihalenin feshi isteminde bulunduğu, yine borçlulardan İnşaat Ltd Şti.nin vekili Av. aracılığı ile Ayvalık İcra Hukuk Mahkemesi'nin 17.02.2010 tarih ve 2009/250 E. 2010/24 K. sayılı dosyasında kıymet takdirine itiraz ettiği ve böylece borçluların takibi vekille sürdürdüğü anlaşılmaktadır. Ayrıca vekilin icra dosyasına vekaletname ibrazına gerek yoktur. Bu nedenle satış ilanının borçlular vekiline tebliğ edilmesi yeterli olup ayrı olarak borçlulara tebliğ edilmesi gerekmediğinden, borçlulardan İnşaat Ltd Şti.ne yapılan tebligatın usulsüz olduğundan bahisle ihalenin feshedilmesi doğru değildir.
Diğer taraftan İİK'nun 128/a-2. maddesinde "kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez." hükmüne yer verilmiştir. Hukuk Genel Kurulu'nun 26.02.1992 tarih ve 1992/4-70 Esas, 1992/130 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, İİK'nun 128. maddesinde öngörülen iki yıllık sürenin başlangıcı, sonradan kesinleşmesi koşulu ile kıymet takdirinin fiilen yapıldığı (keşif) tarihidir.
Somut olayda, ihaleye konu taşınmazların 06.08.2009 tarihinde kıymetinin takdir edildiği, borçlulardan İnşaat Ltd Şti.nin kıymet takdirine itirazının 4667
parsel 8. bağımsız bölüm yönünden kabul edildiği, diğer taşınmaz yönünden ise reddine karar verildiği, ihalenin ise 02.12.2011 tarihinde yapıldığı görülmüştür. Buna göre kıymet taktirine itirazın reddedildiği 4668 parsel 7. bağımsız yönünden iki yıllık süre kıymet taktirinin yapıldığı 06.08.2009 tarihinden başlayacağından satış tarihi itibari ile anılan taşınmaz için İİK. nun 128/a maddesinde öngörülen 2 yıllık süre geçtiğinden mahkemece 4668 parsel 7. Bağımsız bölüme ilişkin verilen ihalenin feshi kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan, alacaklının anılan taşınmaza yönelik temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayete konu 4667 parsel 8. bağımsız bölüm yönünden kıymet taktirine itiraz kabul edilerek mahkemece belirlenen değer üzerinden satış yapılmış olmakla İİK. nun 128/a maddesinde öngörülen 2 yıllık sürenin hesabında kıymet taktirine itiraza ilişkin verilen karar tarihi esas alınacaktır. Bu tarih de 17.12.2010 olup, satış tarihi itibari ile henüz 2 yıllık süre geçmemiştir.
Bu durumda 4667 parsel 8. bağımsız bölüm yönünden, satış ilanının borçlular vekiline tebliğ edilmiş olması ve ihalede başkaca bir usulsüzlük bulunmaması nedeniyle mahkemece bu taşınmaz yönünden ihalenin feshi isteminin reddi gerekirken istemin tümden kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.