MAHKEMESİ : Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (İcra Hukuk)
TARİHİ : 01/02/2013
NUMARASI : 2013/12-2013/12
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan icra takibinde, takibin kesinleşmesinden sonra borçlunun icra mahkemesine başvurarak, takip talebi ile ödeme emrindeki alacak miktarlarının farklı olduğu ve ödeme emrinde yazılı miktarlara göre dosya borcunun fazlasıyla ödendiği iddiasıyla fazla ödemenin geri verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İİK.'nun 58/3. maddesine göre, takip talebinde; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin gösterilmesi zorunludur. Alacaklı takip talebi ile bağlıdır sonradan talebini değiştiremez ve genişletemez.
İİK'nun 58. maddesine göre; Alacaklının takip talebini vermesinden sonra, aynı kanunun 60. maddesi gereğince icra dairesi buna uygun ödeme emri düzenlemek zorundadır.
Takip kesinleştiğinden işlemiş faiz miktarına yönelik olarak bir değerlendirilme yapılamaz ise de, takipten sonrası için, dönem dönem değişen oranlarda avans faiz hesaplanmasının yapılması gerekir. Takip dayanağı belge, bono niteliğinde olduğundan taraflar arasında ticari bir ilişkinin olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, 3095 sayılı Yasada yer alan ticari temerrüt faizine ilişkin 2 ve 3. maddelerinde öngörülen ticari reeskont faiz oranının (avans faiz oranlarının) uygulanması gerekir. Belli dönemlerde faiz oranlarının değişkenlik göstermesi sebebi ile takip tarihindeki faiz oranının, borç ödeninceye kadar aynen uygulanması gerekmez.
O halde yukarıdaki açıklamalar ışığında değişen oranlarda avans faiz oranları üzerinden Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde hesaplama yapılarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken faiz oranlarına ilişkin hiçbir denetleme yapılmaksızın yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy