MAHKEMESİ : Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/02/2013
NUMARASI : 2012/1052-2013/88
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1- Kıymet takdirine yönelik şikayete ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
İcra mahkemesi kararlarından hangilerinin temyiz olunabileceği özel hükümlerle ve genel olarak da İİK.nun 363. maddesinde birer birer açıklanıp gösterilmiştir. Bunların dışında kalan mahkeme kararları kesindir. Yargıtay’ca incelenmesi istenen karar bu maddelerle tespit edilen kararlar arasına girmeyip kesin nitelikte bulunduğundan temyiz dilekçesinin (REDDİNE),
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Borçlu, 103 davetiyesinin usulsüz tebliğ edildiğini, hacizden 23.10.2012 tarihinde haberdar olduğunu belirterek İİK'nun 82/12. maddesi uyarınca haline münasip evinin haczedilemeyeceğine dair şikayette bulunmuştur.
Mahkemece, 103 davetiyesinin Tebligat Kanunu'nun 16. maddesi gereğince usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, ancak kıymet takdiri için taşınmazda keşfin yapıldığı 26.09.2009 tarihinde borçlunun hacizden haberdar olduğu, haczin öğrenilmesinden itibaren yedi günlük sürede ise şikayetçi olunmadığından bahisle talep süreden reddedilmiştir.
Tebligat Kanunu'nun "aynı konut altında oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat" başlıklı 16. maddesinde; kendisine tebligat yapılacak şahsın adresinde bulunmaması halinde tebliğin kendisi ile aynı konutta oturan kişilere yapılacağı belirtilmiştir. Madde hükmü gereğince şahsın evde bulunmaması yeterli olup, tebliğ memurunca şahsın adreste bulunmama nedeninin araştırılması ve tespiti şeklinde bir düzenleme mevcut değildir. Kaldı ki, şahsın evde olması halinde aynı konutta oturan kişilerin, muhatabın evde olmadığını belirterek veya kendisini haberdar etmeyerek doğrudan tebligatı almaları düşünülemez. Bu sebeplerle 103 davetiyesinin aynı konutta oturan borçlunun eşine tebliğ edilmesinde usule aykırılık bulunmamaktadır.
O halde mahkemece usulsüz tebligat şikayetinin esastan reddi gerekirken, istemin süre aşımı nedeniyle reddi isabetsiz ise de, sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK. 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 24,30 TL onama harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.