MAHKEMESİ : Büyükçekmece 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/01/2013
NUMARASI : 2012/481-2013/38
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK.’nun 82/1. maddesinin 12. bendi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.
Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan, ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez.
Somut olayda, meskeniyet şikayetine konu taşınmazla ilgili olarak mahkemece, aynı uyuşmazlığa dayalı olarak bir başka şikayet dosyasında, yaptırılan keşif sonucu hazırlanan 14.12.2012 havale tarihli bilirkişisi raporunda, taşınmazın, keşif tarihi itibariyle, 150.000 TL değere sahip olduğu belirtmiş ancak karara esas alınan raporda borçlunun haline münasip edinebileceği ev değerinin belirlenmeden hacze konu meskenin satılması halinde geriye kalan miktar ile İstanbul İlinin daha mütevazi bir semtinde asgari düzeyde barınabilmesi için haline münasip bir başka mesken alamayacağı beyan edilmiş mahkemece; bilirkişi raporuna dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinin kabulüne karar verildiği görülmüştür.
Mahkemece alınan rapor bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir. Zira takip hukukunda asıl olan borcun ödenmesi olup, alınan raporda borçlunun İstanbul'un daha mütevazi semtlerinde alabileceği haline münasip meskenin değerinin belirlenmemesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece, İİK.'nun 82/2. maddesi gereğince hacze konu taşınmazın değeri ile, borçlunun sosyo ekonomik durumuna göre daha mütevazi semtlerde haline uygun alabileceği mesken değerinin net olarak tespit edilerek borçlunun haline münasip evin değeri saptandıktan sonra, bu miktar mahcuzun değerinden az ise mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine, artanın alacaklıya
ödenmesine, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi gerekirken, yöntemince inceleme yapılmaksızın yazılı gerekçe ile istemin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy