MAHKEMESİ : Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/01/2013
NUMARASI : 2004/699-2013/40
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre temyiz itirazlarının REDDİNE;
2) Alacaklının temyiz itirazlarına gelince :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda, tebligatın usulsüzlüğü şikayeti ile birlikte takip dayanağı senedin '4500 Euro' bedelli olarak hile ve tehdit ile imzalatıldığı, senedin bedel kısmının daha sonra "14500Euro" olarak değiştirildiğini ileri sürerek takibin iptalini talep etmiş, mahkemece tebliğ tarihinin borçlunun beyan ettiği öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine ve ceza mahkemesinde görülmekte olan sahtecilik davasında karar verilinceye kadar takibin davacılar yönünden durdurulmasına karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK nun 209/1. maddesinde "Adi bir senetteki yazı veya imza inkar edildiğinde bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme tabi tutulamaz."şeklindeki hükmü ile bir senette bulunan yazı ve imzanın inkarı halinde sahteliği hususunda bir karar verilinceye kadar senedin hiçbir işleme dayanak yapılamayacağı, hususu düzenlenmiştir.
İcra mahkemeleri şikayet ve itirazları belli bir usule uyarak yargılayan ve objektif hukuk kurallarını şikayet ve itirazlara uygulamak suretiyle bunları takip hukuku bakımından kesin hükme bağlayan mahkemelerdir. Bu mahkemeler, takip hukukuna ilişkin uyuşmazlıkları çözme görevini yerine getirirken kural olarak tanık dinleyemeyeceklerinden dar (sınırlı) yetkili olup, sahtelik iddiasını inceleme yetkileri de genel mahkemeye göre daha kısıtlıdır. Genel mahkemeler senetteki sahtelik iddiasını yukarıda içerikleri açıklanan HMK.nun 208 ve 209. maddelerinin verdiği yetkiyle daha detaylı bir biçimde inceleme olanağına sahiptir (HGK'nun 06.02.2008 tarih ve 2008/12-77 esas, 2008/90 karar sayılı kararı). Anılan maddede sahtecilik davasının hukuk ya da ceza mahkemesinde açılması arasında herhangi bir ayrıma gidilmediği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, borçlu tarafından takibe konu senet hakkında C.Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, açılan kamu davası sonunda Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi' nin 2008/380 E., 2008/375 K. sayılı kararı ile takip dayanağı senedin "4500 Euro" olan bedel kısmının "14500" Euro olarak değiştirildiği gerekçesi ile takip alacaklısı olan sanık Bekir Sevinçoğlu' nun resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği kararın
henüz kesinleşmediği dikkate alındığında HMK'nun 209. maddesi şartları oluştuğundan sahtecilik iddiasına konu 4500 Euro ve bu kısma isabet eden faiz miktarı toplamını aşan kısım yönünden sahtelik iddiasının sonucunun beklenmesi gerekmekte olup bu nedenle takibin durdurulması doğru ise de;4500 Euro alacak ve buna isabet eden faiz miktarı yönünden borçlu tarafından borca itirazına dayanak olarak İİK'nun 169/a maddesinde sayılan nitelikte bir belge sunulmamış olup, senedin hile ve tehdit ile imzalatıldığı iddialarının yargılamayı gerektirir. O halde mahkemece 4500 Euro asıl alacak ve bu miktara isabet eden faiz miktarı hesaplanarak bu miktara isabet eden kısım yönünden itirazın reddi, aşan kısım yönünden sahtecilik iddiası nedeni ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken takip konusu alacağın tamamı üzerinden takibin durdurulması isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy