MAHKEMESİ: İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 18/12/2013
NUMARASI: 2013/641-2013/635
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde, borca itiraz üzerine, alacaklının, icra mahkemesine başvurusunda icra dosyasında borca itiraz eden kişinin şirketin yetkili temsilcisi olmadığından ve avukat da olmadığı halde vekaletname ibraz ederek borca itiraz ettiğinden usulsüz itirazın reddi ile takibin devamına karar verilmesini talep ettiği, mahkemece istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununu 35/1. maddesine göre, yargı yetkisini haciz bulunan organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işleme ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir.
İİK'nun 62. maddesi uyarınca genel haciz yoluyla yapılan takibe karşı itiraz etmek isteyen borçlu itirazını ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren 7 gün içerisinde dilekçe veya sözlü olarak icra dairesine yapmaya mecburdur. İtiraz adli bir işlem olup, borçlunun vekil aracılığıyla itiraz etmek istemesi halinde, Avukatlık Kanunu'nun 35. maddesine göre yalnız baroda yazılı avukatlar aracılığıyla itirazda bulunabilir.
Somut olayda borçlu şirketin yetkili temsilcisi olmayan ve avukat sıfatı da bulunmayan 3. kişi B.. T. tarafından dosyaya vekaletname ibraz edilerek borçlu adına takibe itiraz edildiği görülmektedir.
Yukarıda anılan yasa hükmü emredici nitelikte olup icra müdürlüğünce re'sen uygulanması gerekir. Bu madde uyarınca geçersiz olan bir itiraza dayalı olarak takibin durdurulmuş olması, "bir hakkın yerine getirilmemesi" niteliğinde olduğundan, İİK.nun 16/2. maddesi uyarınca süresiz olarak şikayet konusu edilebilir.
Bu durumda mahkemece şikayetin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.