MAHKEMESİ : Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İcra Hukuk)
TARİHİ : 14/11/2013
NUMARASI : 2013/115-2013/133
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu; alacaklı tarafından haczedilen mahcuz makinenin, fabrika binasının mütemmim cüzü olarak kayıtlı bulunduğunu ve yine ipotek akit tablosuna eklendiğini, tek başına haczinin mümkün olmadığını ileri sürerek haczin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
TMK.nun 684.maddesi hükmüne göre mütemmim cüz niteliğindeki şeyler, bütünden ayrı haczedilemez. Kural olarak eklentinin taşınmazdan ayrı olarak haczi mümkündür. Yani alacaklılar fabrikada bulunan eklenti niteliğindeki malları ayrı ayrı haczettirebilir ve sattırabilirler. Zira, eklentinin taşınmaz yok edilmeden, zarara uğratılmadan veya yapısı değiştirilmeden ondan ayrılması mümkündür.
İrdelenmesi gereken bir başka husus da, İİK'nun 83/c maddesi gereğince, gerçekte eklenti niteliği bulunan mahcuzların ipotek akit tablosunda yer alması halinde taşınmazdan ayrı hacizleri mümkün değildir. Bir başka anlatımla bu maddenin uygulanabilmesi için, mahcuzun ipotek akit tablosunda yazılı olması yetmez. T.M.K.nun 686.maddesinde tarif edilen şekilde eklenti niteliğini taşıması da zorunludur.
Ayrıca ipotek akit tablosunda yazılı olmasa dahi, TMK'nun 862. maddesi uyarınca da ipotek, taşınmazı, bütünleyici parçaları ve eklentileri ile birlikte yükümlü kılacağı ve taşınmazın haczi onun bütünleyici parçalarını (TMK m.684) ve eklentilerini de (TMK.m.686) kapsayacağından bu madde uyarınca da bütünleyici parça ve eklentilerin haczi mümkün değildir. Bu maddenin uygulanabilmesi için haczedilen menkullerin yasada tarif edildiği şekilde bütünleyici parça ve eklenti olduğunun belirlenmesi gerekir.
O halde mahkemece bu hususlar gözetilerek aldırılacak bilirkişi raporu ile mahcuz makinenin niteliğinin tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy