MAHKEMESİ: Gaziosmanpaşa İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 31/12/2013
NUMARASI: 2013/1266-2013/1341
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlunun tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine karşı borçlunun, örnek 10 numaralı ödeme emri tebligatının usulüne uygun yapılmadığını ve takibe dayanak bononun alacaklıya verilen çeklerin teminatı olarak alındığını ileri sürerek icra mahkemesine başvurduğu görülmektedir.
6100 sayılı HMK'nun 26. maddesi hükmünde "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez'' hükmü yer almaktadır. Anılan Kanun'un 297. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde de, hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi gerektiği; aynı maddenin 2. fıkrasında ise; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu ifade edilmiştir.
Somut olayda, borçlunun, icra takibi dayanağı belgenin ödeme emri ekinde gönderilmemesi nedeni ile İİK'nun 58/3 ve 61/1. maddeleri gereğince ödeme emrinin iptaline yönelik şikayeti olmadığı halde, mahkemece istek dışına çıkılarak bu konuda inceleme yapılmak suretiyle ödeme emrinin iptaline karar verilmesi HMK'nun 26. maddesine aykırıdır.
Öte yandan, borçlu dilekçesinde, mahkemece incelenip karar verilen usulsüz tebliğ şikayeti yanında takibe dayanak bononun teminat amacıyla verildiği iddiasında bulunduğu halde, mahkemece, anılan teminat itirazı incelenmeksizin ve bu talep konusunda yukarıda değinilen HMK'nun 297. maddesinde belirtilen ilkelere göre olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/05/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.