MAHKEMESİ : Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/11/2013
NUMARASI : 2013/847-2013/954
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının reddini/bozulmasını mutazammın 21.01.2014 tarih, 2013/35195 E., 2014/1320 K. sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi H.. Ş..'in 30.05.2013 tarihli ihtiyati haciz sırasında icra kefili olduğu, asıl borçlu M.. Ş.. aynı gün ödeme emrinin tebliğ edildiği, ardından 11.06.2013 tarihinde icra kefili hakkında icra emrinin hazırlanarak 21.06.2013 tarihinde tebliğ edildiği, bu hali ile icra kefiline asıl borçlu hakkında takip kesinleştikten sonra icra emrinin hazırlanarak gönderildiği anlaşılmıştır. İcra kefalet tarihi ile uygulanması gereken 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 584. maddesinin 1. fıkrasında; “Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce yada en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır” düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda, icra kefaletinin yer aldığı haciz tutanağında borç miktarı yazılı olduğundan ve kefilin de imzası bulunduğundan tutanak geçerli ise de, yukarıda anılan TBK'nun hükmü uyarınca kefaletin geçerli olabilmesi için gerekli olan eşin rızası bulunmamaktadır. Bu durumda, anılan kefalet işlemi İİK.nun 38. maddesi anlamında ilam mahiyetindeki belgelerden olmadığından icra emrinin iptali yerine, buna ilişkin şikayetin de reddedilmiş olması nedeniyle mahkeme kararı Dairemizce bu gerekçe ile bozulması gerekirken, asıl borçluya karşı takip kesinleşmeden icra kefiline icra emri çıkartılamayacağı gerekçesi ile bozulmuş ise de, bu durum sonuca etkili görülmemiştir.
Düzeltilmesi istenen Yargıtay ilamıyla bunda atıf yapılan mahkeme kararında yazılı gerekçeler ve dosyada mevcut belgeler karşısında karar düzeltme isteği yerinde görülmediği gibi HUMK. nun 440. maddesinde yazılı dört halden hiç birine de uymadığından İİK.nun 366. ve HUMK.nun 442. maddeleri uyarınca (REDDİNE), takdiren 226,00 TL para cezası karar düzeltme isteyenden alınmasına, 52,40 TL karar düzeltme harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın karar düzeltme isteyenden tahsiline, 29/05/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy