MAHKEMESİ: İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 19/02/2014
NUMARASI: 2011/445-2014/173
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi . . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine başvurarak, imzaya itiraz ettiği, mahkemece, yeniden rapor alınması için belirtilen giderlerin kesin süre içinde yatırılmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK'nun 170/3. maddesi gereğince, icra mahkemesi İİK'nun 68/a-4. maddesine göre yapacağı inceleme sonucunda inkar edilen imzanın “borçluya ait olmadığına” kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir.
Somut olayda, icra mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu verilen raporda, takibe konu senetteki keşideci imzasının borçluya ait olduğu hususunun kuvvetle muhtemel olduğu belirtilmiştir. Rapor kesin kanaat bildirmediğinden bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece bu nedenle yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi yerinde ise de, bilirkişi masrafının yatırılması hususunda borçluya kesin süre verilmesi doğru değildir. Senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup takibe koyan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir (HGK.nun 26.04.2006 tarih ve 2006/12-259E.-2006/231K.sayılı kararı). Bu nedenle yukarıda açıklanan şekilde borçluya bilirkişi ücretini yatırması için süre verilmek suretiyle sonuca gidilemez.
O halde, mahkemece ispat yükünün alacaklıya ait olduğu kuralı gözetilerek, borçlunun imzaya itirazının yöntemince incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken ispat yükünün tersine çevrilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.