MAHKEMESİ : Küçükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/03/2014
NUMARASI : 2013/877-2014/184
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlular K.. Ş.. ve Selma Karakışlak hakkında başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, şikayetçi 3. kişi Edirne İli,.. İlçesi, .. Ada, 1 parsel sayılı taşınmazın annesinin vefatıyla kendisine ve kardeşlerine ait olduğunu, taşınmazı üzerine haciz işlendiğini, icra dosya borcuyla hiçbir ilgisinin bulunmadığını belirterek, icra müdürlüğünün haciz şerhinin kaldırılması talebinin reddine yönelik 27/11/2013 tarihli kararının kaldırılmasını ve taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasını talep ettiği ve mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Üçüncü kişilerin, adlarına kayıtlı taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması istemi icra memurunun işlemine yönelik şikayet mahiyetinde olduğundan şikayet koşulları doğrultusunda çözümlenmesi gerekir (HGK’nun 24.09.1997 tarih 1997/15-461 E. 1997/729 K.; HGK’nun 13.06.2001 tarih ve 2001/12-461 E. 2001/516 K.; HGK’nun 31.03.2004 tarih ve 2004/12-198 E. 2004/183 K.).
Hukuk Genel Kurulu'nun 07.04.2004 tarih ve 2004/12-210 E. 2004/208 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle haciz edilebilmesi için haciz tarihinde borçlunun adına kayıtlı olması zorunludur. Bir başka deyişle; haciz tarihinde takipte taraf olmayan 3.kişi adına kayıtlı olan taşınmaz borçlunun borcu için haczedilemez.
2644 Sayılı Tapu Kanunu'nun 26.maddesi hükmü gereği noterler tarafından tanzim edilen gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri, taraflardan birinin istemesi üzerine tapu sicil müdürlüğünce gayrimenkulün siciline şerh edilebilir. Bundan amaç sözleşmeye aleniyet kazandırmak, edinilen kişisel hakkı kuvvetlendirerek 5 yıl süre ile 3.şahıslara karşı da ileri sürülebilir hale getirmektir. Bir başka anlatımla bu şerh ile güçlendirilen şahsi bir hak olup, bu haktan ancak ilgilisi yararlanabilir.
Öte yandan taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi, tapu kütüğüne şerh edilmiş olsa dahi, lehine satış vaad edilen kişi adına tescil işlemi gerçekleştirilmedikçe mülkiyetin intikalini sağlamaz. Bu nedenle haczin kaldırılması için, söz konusu 5 yıllık süre içerisinde tescil davasının açılması ve 3.kişi adına taşınmazın tescil işleminin tamamlanması zorunludur.
Şikayete konu Edirne İli, .. İlçesi, ..Ada, 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına, Çatalca 1. Noterliğinin 19.09.1995 tarih ve 3385 ve 3386 yevmiye nolu satış vaadi sözleşmelerine dayanılarak 19.09.1995 tarihinde Himmet Karakışlak ve H. F. lehine satış vaadi şerhi işlenmiş olduğu, bu satış vaatlerine istinaden de 20.03.2007 tarihinde H. K. borçlu S. K. intikal edecek hisseye haciz konulduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, yukarıda yer verilen yasa hükmü uyarınca 5 yıllık sürede dava açılmadığı ve 3. kişi adına tescil işleminin tamamlanmadığından haciz tarihi olan 20.03.2007 de, taşınmaz borçlu adına kayıtlı olmadığından icra müdürlüğünce uygulanan haciz işlemi yasaya aykırıdır.
Mahkemece şikayetin kabulü ile, icra müdürlüğünce (şikayetçinin hissesine) konulan haciz şerhlerinin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy