MAHKEMESİ : İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 31/12/2013
NUMARASI : 2013/916-2013/1355
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı lehtar tarafından keşideci borçlu hakkında 17.7.2013 tarihinde bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, dayanak bonoda tanzim tarihinin 03.7.2012 olduğu, vade tarihinin ise belirtilmediği görülmektedir.
Takibe konu bononun tanzim tarihine göre uygulanması gereken 6102 Sayılı TTK'nun 777/2. maddesi gereği "vadesi gösterilmemiş olan bono görüldüğünde ödenir." TTK'nun 778. maddesinin göndermesi ile bonolarda da uygulanması gereken TTK'nun 703/1. maddesi gereği bonoda vade gösterilmemiş ise, görüldüğünde ödenmesi gereken bono olarak düzenlendiğinin kabulü zorunlu olup, aynı Kanunun 704. maddesine göre de bu gibi bonoların tanzim tarihinden itibaren bir yıl içinde ödenmek üzere ibrazı zorunludur. Vadesi gösterilmeyen bononun bir yıl içinde ibraz edilmemiş olması, TTK'nun 749. maddesi gereği zamanaşımı süresi dolmadıkça, senet keşidecisini sorumluluktan kurtarmaz. Zamanaşımı ise bononun en geç ibrazı gereken (1) yıllık sürenin bitiminden itibaren başlar.
Somut olayda, alacaklının takip konusu bononun lehtarı, borçlunun ise keşidecisi olduğu ve TTK'nun 749. maddesi hükmü gereğince, bononun, keşide tarihine göre en geç ibrazı gereken 03.7.2013 tarihinden itibaren üç yıllık zamanaşımı süresi içerisinde keşideciye karşı takibe konulduğu anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, yukarıda açıklanan kurallar ışığında, vade unsurunu taşımayan senedin, TTK.nun 772/2. maddesinde belirtildiği üzere görüldüğünde ödenecek bono olarak düzenlendiğinin kabulü gerekip, bu eksikliğin senedin bono olma vasfını etkilemeyeceği gözetilerek borçlunun bu yöndeki şikayetinin reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy