MAHKEMESİ : Ömerli İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/01/2014
NUMARASI : 2013/3-2014/1
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi . . . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından genel haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlu belediye başkanlığının, diğer hacze ilişkin şikayetleri ile birlikte banka hesaplarına konulan haczin de kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine verildiği anlaşılmaktadır.
Haczedilmezlik şikayetine konu, banka hesabı olduğunda hesaptaki paraların niteliği belirlenmelidir. Tamamının haczi kabil olmayan paralardan oluşması halinde haczinin kabil olmayacağı tartışmasızdır. Ancak hesapta haczi kabil paraların da bulunması, bir diğer ifade ile haczi mümkün olmayan paralarla haczi kabil paraların aynı hesaba yatırılarak karıştırılması durumunda, havuz hesabı söz konusu olacaktır. Hesabın sürekli işlem görüyor olması ve sürekli yatan ve çekilen paraların bulunması karşısında kalan bakiyenin vergi, resim ve harç gelirinden mi yoksa haczi kabil paralardan mı oluştuğunun belirlenmesine imkan yoktur. Bu şekilde haczi kabil olmayan paralar ile haczi mümkün olan paraları karıştırmak suretiyle havuz hesabı oluşturan borçlu belediyenin iddiasını ispat imkanını kendisinin kaldırdığı sonucuna varılmalıdır. Borçlu belediyenin haczi kabil olmayan paralar ile haczi mümkün olan paralarını ayrı hesaplarda tutması yerine havuz hesabı oluşturmasının da iyi niyetle bağdaşmayacağı tartışmasızdır. Böyle bir davranış AİHM’nin AİHS’nin 6 § 1. ve Ek 1 no’lu Protokol’ün 1. maddelerinin ihlali sonucu doğuracağı gibi hakkın kötüye kullanılması niteliğinde de bulunmakla, hukukça korunamayacağı muhakkaktır. Öte yandan borçlu belediyece haczi kabil olmayan paralar ile haczi mümkün olan paraların aynı hesapta toplanması ve birbirine karıştırması, haczedilmezlik hakkından feragat olarak kabul edilmelidir.
Somut olayda, borçlu belediyenin şikayeti nedeniyle mahkemece, Ziraat Bankası Ömerli Şubesi'ne müzekkere yazılarak belediyenin son 6 aya ait hesap hareketlerinin ve yatırılan paraların kaynaklarının bildirilmesinin istenildiği, ancak banka tarafından Ömerli Belediyesi'ne ait mevduat araştırması sonucunda on adet hesap numarası belirtilerek, bu hesaplar ayrı ayrı gösterilmeksizin tüm hesaplardaki para giriş çıkışının birlikte gönderildiği görülmektedir. Bu hali ile de banka tarafından gönderilen kayıtların, havuz hesabına ilişkin incelemede yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, öncelikle borçlunun haciz konulan Ziraat Bankası Ömerli Şubesi'ndeki hesaplarını ayrı ayrı tespit edilerek, haczedilen banka hesapları ile ilgili kayıtlar ve hesap ekstresi ayrı ayrı getirtildikten ve Belediyeden hesaplardaki paraların nitelikleri ayrıntılı olarak sorulduktan sonra bu hesaplara yatan paraların niteliklerinin incelemek, gerektiğinde defter ve kayıtlar ve banka hesap ekstreleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırarak, haczedilen paraların niteliğini belirlemektir. Hesaptaki paraların, vergi, resim ve harç niteliğinde olmaları halinde (bu olgu belirlendiği takdirde) haczedilemeyeceğinin düşünülmesi; hesapların yukarıda açıklandığı üzere havuz hesabı olduğunun ayrı ayrı belirlenmesi halinde ise haczedilmezlik şikayetinin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
O halde mahkemece, şikayete konu banka hesaplarının karışık dökümü incelenmek suretiyle havuz hesabı kabulünde hangi hesap hareketlerinin esas alındığı da somut olarak gösterilmeksizin ve bu paraların niteliği belirlenmeksizin eksik inceleme ile şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy