MAHKEMESİ: Gaziantep 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 04/07/2013
NUMARASI: 2013/264-2013/328
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi. . . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun örnek 7 ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini, genel kredi sözleşmesindeki adresine tebliğ işlemi yapılmadığını iddia ederek tebliğ tarihinin muttali olunan tarih olarak düzeltilmesini, borca itirazlarının kabulü ile hacizlerin fekkini talep ettiği, mahkemece; tebligatta usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun Bilinen Adreste Tebligat başlıklı 10/1. maddesine göre tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. 11.01.2011 tarihinde 6099 Sayılı Kanun'un 3. maddesiyle eklenen 10/2. maddesine göre; ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.'', aynı Yasa'nın Usulüne Aykırı Tebliğin Hükmü başlıklı 32. maddesine göre ''Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır.Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur.''
Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin Bilinen Adreste Tebligat başlıklı 16/1. maddesine göre ''Tebligat, öncelikle tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınır.
Somut olayda; şikayetçi borçlu aleyhinde genel haciz yoluyla takip başlatıldığı, icra müdürlüğü tarafından borçlunun dosya arasında bulunan ihtarname ile takipte belirtilen adresine ödeme emri tebliğe çıkarıldığı muhatabın adresten taşındığı gerekçesiyle 14/12/2012 tarihinde iade edilmesi üzerine farklı adres olan .. . Mah... Bulvarı .............. Merkez K.Maraş adresine mernis adresi açıklaması konularak 21.06.2013 tarihinde TK.'nun 21/2. maddesine Göre tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Takip dosyasında olan ve taraflar arasında imzalanan 16.10.2009 tarihli kredi sözleşmesinde şikayetçi borçlunun bilinen farklı bir adresinin bulunduğu, bu adrese 7201 sayılı TK'nun 10/1. maddesi uyarınca normal tebligat çıkartılmadığı anlaşılmıştır.
O halde takip dosyasında olan 16.10.2009 tarihli kredi sözleşmesindeki bilinen bu adrese 7201 sayılı TK'nun 10/1.maddesi uyarınca normal tebligat çıkarılarak ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmesi, bildirilen bu adrese çıkarılan tebligatın bila tebliğ dönmesi halinde aynı kanunun 10/2. maddesi yollamasıyla TK'nun 21/2. maddesine uygun olarak tebligat çıkarılması gerekirken bilinen bu adrese tebligat çıkartılmadan TK'nun 21/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılması tebligat kanununa aykırıdır.
O halde mahkemece, şikayetin kabulü ile Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy