MAHKEMESİ : Gaziantep 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/02/2014
NUMARASI : 2013/183-2014/89
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlu, usulsüz tebligat şikayeti ile birlikte senetteki borçlu imzasının kendisine ait olmadığını ileri sürerek imza itirazında bulunmuş, mahkemece borçlu adına yapılan ödeme emri tebligatındaki imza ile takibe konu senetteki imzanın borçlu eli ürünü olmadığı kabul edilerek, öğrenme tarihi 28.03.2013 olarak düzeltilip imza itirazının kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Borçlu şikayetinde takipten 28.03.2013 tarihinde haberdar olduğunu belirterek tüm tebligatların usulsüzlüğünü şikayet konusu yaptığı anlaşılmıştır.
İİK.nun 168/4.maddesi gereğince, borçlunun, takip dayanağı kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasında ise, imzaya itirazını ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içerisinde açıkça bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirmesi zorunludur.
Öte yandan, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Borçlunun kendisine gönderilen tebligatların usulsüz olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine başvurması “şikayet” niteliğindedir. İİK’nun 16/1. maddesi gereğince şikayetin öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede yapılması zorunludur.
Takip dosyasının incelenmesinde; borçluya ödeme emri tebligatı dışında kıymet takdiri raporu ile satış ilanı tebligatı çıkarıldığı anlaşılmıştır. Ödeme emri tebligatı dışında yapılan bu tebliğ işlemlerinin usulüne uygun olduğunun anlaşılması halinde ödeme emri tebliğ işlemi ile ilgili şikayetin süresinde olmadığı anlaşılacağından borçluya gönderilen kıymet takdiri raporu tebligatı ve satış ilanı tebligatının usulüne uygun olup olmadığı konusunda değerlendirme yapılması gerekir.
O halde mahkemece öncelikle takip dosyasında borçluya gönderilen ve tebliğ edilen kıymet takdir raporu ile satış ilanı tebligatlarının usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği usulüne uygun tebligat yapılmamış ise bunun şikayet konusu yapılıp-yapılmadığı değerlendirilerek, buna göre usulsüz tebligat şikayetinin İİK.nun 16/1.maddesi kapsamında 7 günlük hak düşürücü sürede olup olmadığı tespit edilip usulsüz tebligat şikayetinin süresinde kabul edilmesi halinde ise öğrenme tarihi TK'nun 32. maddesi gereğince tebliğ tarihi
sayılacağından borçlunun imzaya itirazı bu tarih dikkate alınarak yasal 5 günlük süre içerisinde yapılıp yapılmadığı denetlenerek sonra işin esasının incelenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), alacaklının sair temyiz itirazlarının bozma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy