MAHKEMESİ: Diyarbakır 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 06/02/2014
NUMARASI: 2013/801-2014/138
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlu, 07.11.2013 tarihli dilekçesiyle Niğde'de bulunan taşınmazına haciz konulduğunu, bu taşınmazın haline münasip evi olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiş, mahkemece taşınmaz üzerinde ipotek olması nedeniyle haczedilmezlik hakkından feragat edildiği, ayrıca istemin de sürede olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
İİK'nun 82/12. maddesinde yer alan haczedilmezlik şikayeti, İİK'nun 16/1. maddesi uyarınca 7 günlük süreye tâbidir. Bu süre öğrenme tarihinden başlar.
Ayrıca borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerekir. Zira zorunlu olarak kurulan ipoteğin meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği ilkesi bu ipoteğin sosyal amaçlı olarak verilen kredinin teminatını oluşturmasından kaynaklanmaktadır. Bunun dışında, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler, adı geçenin daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunmasını engeller. Ancak, haciz tarihinde ipotek konusu borcun ödenmiş olması halinde, ipotekle yükümlü bulunmayan taşınmaz hakkında meskeniyet şikayetinde bulunulabilir. Aksi takdirde, kurulan bir ipotek borcu ödenmiş olsa dahi, bundan sonraki tüm hacizler yönünden meskeniyet şikayetinin mümkün bulunmadığı gibi kabul edilemeyecek bir sonuç ortaya çıkar.
Somut olayda, tapu kaydının incelenmesinde Türkiye Garanti Bankası lehine ipotekler bulunduğu görülmüş, şikayete konu Diyarbakır 6. İcra Müdürlüğü'nün 2011/2445 E. sayılı dosyasında ilk haciz 03.10.2011 tarihinde konulmuşsa da, daha sonra 08.04.2013 tarihinde yeniden haciz konulduğu anlaşılmıştır. İİK'nun 103. maddesi uyarınca bu taşınmaza ilişkin haciz 31.10.2013 tarihinde borçluya tebliğ edilmiş, borçlu da 07.11.2013 tarihinde (süresinde) meskeniyet şikayetinde bulunmuştur.
Yapılan bu haciz yeni bir haciz olup, her haciz yeni bir şikayet hakkı vereceğinden borçlunun başvurusu süresinde olup, mahkemece, taşınmazdaki ipoteğin yukarıda belirtilen zorunlu ipoteklerden olup olmadığı, zorunlu ipotek olmadığının anlaşılması halinde ise haciz tarihi itibariyle ipoteğe konu borcun ödenip ödenmediği araştırılarak, borcun ödendiğinin tesbiti halinde meskeniyet şikayetinin usulünce incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.