MAHKEMESİ : Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/01/2014
NUMARASI : 2013/426-2014/75
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçiler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi ipotek borçlularının, şikayetçi Ayşe yönünden satış ilanı tebliğinin usulsüz olduğu, KDV oranının satış ilanında %18 olarak gösterilmiş olması, kıymet takdirinin üzerinden 1 yıl geçtiği, satış talebinin süresinde olmadığı iddiaları ve sair şikayetler ile ihalenin feshini talep ettikleri, mahkemece istemin reddine karar verildiği görülmektedir.
İİK.nun 106-144.maddelerinde paraya çevirme ile ilgili hükümlere yer verilmiş, aynı Kanunun 129/2.maddesine göre, ikinci artırmada satış yapılması halinde, artırma bedelinin, taşınmaz için tahmin edilmiş olan kıymetin en az % 50’sini bulması ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını karşılaması zorunlu kılınmıştır. Bu durumda satış bedelinin, tüm icra masraflarını değil, paraya çevirme ve paylaştırma giderlerini karşılaması gerektiğinin hüküm altına alındığı görülmekte, satış talebinden ihale tarihine kadarki paraya çevirme ve paylaştırma giderlerinin hesaplamada dikkate alınması gerekmektedir. Satışı istenen taşınmazın kıymetinin takdiri hakkındaki İ.İ.K.’nun 128.maddesi paraya çevirme başlığını taşıyan III. bölümde bulunmaktadır. Bu nedenle taşınmazın kıymetinin belirlenmesi için yapılan keşif ve bilirkişi masraflarının da tıpkı ilan giderleri gibi paraya çevirme masrafı olarak kabulü gerekir.
Somut olayda muhammen bedeli 555.000 TL olan 2707 Ada 2 parsel, zemin kat, 1 nolu bağımsız bölümde bulunan dükkan vasıflı taşınmaz birinci ihalede 275.500 TL'ye ihale edilmiştir. Şikayete konu bu taşınmaz ile birlikte ihaleye çıkarılan diğer on taşınmaz ve bu taşınmazın muhammen değerlerinin toplamı 1.180.000 TL olup bu üç taşınmazın ihalesi için 80 TL posta, 7.387 TL ilan, 1.560 TL kıymet taktiri olmak üzere 9.027 TL satış masrafı yapılmıştır. Oranlama sureti ile bulunan şikayete konu taşınmaz için yapılan satış masrafları toplamı 4.207,50 TL dir. Taşınmazın muhammen bedeli 555.000 TL olmakla bu bedelin %50 si olan 275.000 TL ve buna taşınmaz için yapılan masrafların da eklenmesi ile bulunan 279.207,50 TL'nin ihale miktarı itibari ile karşılanmadığı anlaşılmakla, dolayısıyla satışın İİK.nun 129.madde koşullarına uygun olarak gerçekleşmediği görülmektedir.
O halde Mahkemece yasal bir zorunluluk olan bu hususun re’sen gözetilerek 2707 Ada 2 parsel, zemin kat, 1 nolu bağımsız bölümde bulunan dükkan vasıflı bu taşınmaz yönünden ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan şikayetçilerden A.. Ö.. icra mahkemesine başvurusunda; kendisine yapılan satış ilanı tebliğinin usulüne uygun olmadığını ileri sürerek ve sair iddialarla ihalenin feshine karar verilmesini istediği anlaşılmıştır.
Mahkemece, şikayetçi Ayşe'ye gönderilen satış ilanı tebligatının bizzat şikayetçinin kendisine yapıldığı gerekçesi ile usulüne uygun olduğu belirtilmiş ise de; şikayetçi adına çıkartılan satış ilanı tebligatının "...muhatabın çarşıya gittiğini beyan eden ve aynı çatı altında birlikte çalışan ehil ve reşit daimi yetkilisi işçisi imzasına tebliğ edildi" şerhi ve hizmetli F.G. imzasına tebliğ edildiği görülmüş olup, şikayetçi A.. Ö..'in, tebligat yapılan kişinin çalışanı olmadığını, apartman kapıcısı olduğunu, apartman yönetimi ve Sosyal Güvenlik Kurumundan gerekli araştırılmaların yapılmasını talep ettiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir.
O halde mahkemece, şikayetçi A.. Ö..'e yapılan satış ilanı tebliğ işleminin usulüne uygun olup olmadığı, tebligat yapılan kişinin kim olduğu hususu araştırılarak bu şikayetçi yönünden oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Şikayetçilerin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy