MAHKEMESİ : Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/03/2014
NUMARASI : 2012/1155-2014/168
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi . .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1-) Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlunun temyiz itirazlarının REDDİNE;
2-)İİK'nun 149/b .maddesinde; "icra müdürü borçluya ve varsa gayrimenkul sahibi üçüncü şahsa birer ödeme emri gönderir" hükmü öngörülmüştür. Bu hüküm gereği, icra takibinin asıl borçlu (lehine ipotek verilen) aleyhine açılması asıldır. Asıl takip sonunda üçüncü kişinin taşınmazının paraya çevrilmesi söz konusu olduğu takdirde o kişi hakkında da takip yapılması gerekir.
Şu hale göre ipotek veren 3. kişi ile asıl borçlu arasında zorunlu takip arkadaşlığı vardır. Öte yandan Türk Medeni Kanunu'nun 887. maddesi hükmüne göre ipotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır.
Somut olayda; Çankaya 4. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğünün 28.07.2008 tarih ve 16349 yevmiye nolu ipotek akit tablosunun incelenmesinde, ipotek A. Y. namına açılmış ve açılacak asaleten ve kefaleten tüm krediler nedeniyle tesis edildiği görülmektedir. Buna göre ipotek . Y. borçlu olduğu kredileri ve kefil olmuş ise kefalet borçlarını da kapsar. A. Y. takip dayanağı kredi sözleşmesine kefil olduğuna göre, kefalet borcu nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmasında yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Ancak; lehine ipotek tesis edilen A.Y. asıl borçlu konumunda olduğundan zorunlu takip arkadaşlığı sebebiyle adı geçen hakkında takip başlatılmadan ipotekli taşınmaz maliki hakkında takip yapılamaz.
Bu durumda, Mahkemece, HMK'nun 124. maddesi uyarınca asıl borçlu A. Y. takibe dahil edip icra emri tebliğ ettirmesi için alacaklıya süre verilerek sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy