MAHKEMESİ: Bandırma İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 24/12/2013
NUMARASI: 2013/113-2013/486
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK.nun 134/2. maddesi uyarınca; "İhalenin feshini, Borçlar Kanunu'nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler." Aynı maddenin 6. fıkrasına göre ise; "Satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu müddet ihaleden itibaren bir seneyi geçemez."
Somut olayda, ihalenin 06/09/2012 tarihinde yapıldığı, satış isteyen alacaklı durumundaki 3. kişi vekilinin ise İİK.nun 134/2. maddesinde öngörülen yasal 7 günlük süreden sonra 02/04/2013 tarihinde icra mahkemesine başvurarak, ihalenin feshini istediği anlaşılmıştır.
Her ne kadar mahkemece, kendisine satış ilanı tebliğ edilmeyen şikayetçi tarafın, ihale tarihinden itibaren 1 yıl içinde ihalenin feshi davasını açtığı, ihaleyi öğrendiği tarihten itibaren 7 gün geçtikten sonra davayı açtığına dair herhangi bir delilin de bulunmadığı gerekçesiyle dava süresinde kabul edilmişse de, menkul ihalelerinde, satış ilânının taraflara ve ilgililere tebliğ zorunluluğu yoktur. Satış kararında da şikayetçiye tebliğ yapılmasına dair bir karar olmadığı görülmektedir. Bu durumda ilanlar tebliğ yerine geçer ve yasada öngörülen 7 günlük dava açma süresi de ihale tarihinden itibaren başlar.
Mahkemece istemin süre aşımı nedeniyle reddi yerine esasının incelenmesi doğru değil ise de sonuçta istem reddedildiğinden mahkeme kararı sonucu itibariyle doğrudur.
Ancak ihalenin feshi isteminin süre aşımı nedeniyle reddi gerektiğinden ve bu durumda işin esasına girilmeyeceğinden mahkemece %10 para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup kararın açıklanan nedenle bozulması gerekirse de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bandırma İcra Hukuk Mahkemesi'nin 24.12.2013 tarih ve 2013/ 113 E., 2013/ 486 K. sayılı kararının hüküm bölümünün para cezasına ilişkin 2. bendinin tümüyle karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.