MAHKEMESİ: Fethiye İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 18/12/2013
NUMARASI: 2013/396-2013/749
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki Alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu vekilinin, 12.09.2013 tarihli şikayetinde müvekkiline tebliğe çıkarılan ödeme emrinin usulsüz olduğunu iddia ederek takibin durdurulmasına ve muttali olunan tarihin 12/09/2013 olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesinde; "Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih Tebliğ tarihi addolunur." hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, Hukuk Genel Kurulunun 5.6.1991 tarih ve 1991/12-258 esas ve 1991/344 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere "...usulsüz tebliğ işlemini öğrenen muhatabın bu tebliği öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde şikayet yolu ile tebligatın usulsüzlüğünü icra mahkemesi önüne getirmesi gereklidir." Borçlunun bildirdiği öğrenme tarihi esas olup, bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. Hukuk Genel Kurulunun 12.02.1969 tarih ve 1967/172-107 sayılı kararında da benimsendiği üzere beyan edilen öğrenme tarihinin aksi tanık beyanıyla ispat edilemez.
Somut olayda borçluya örnek (7) ödeme emrinin 08.12.2009 tarihinde usulsüz tebliğ edilerek takibin kesinleştirildiği, alacaklının talebi ile 08.03.2010 tarihinde borçlunun hisse sahibi olduğu ... köyü 1067, 1071, 2331 parsel sayılı taşınmazlar üzerine 3158 yevmiye no ile haciz konulduğu, borçlunun, üzerinde haciz bulunan taşınmazlardaki hissesini, 30.07.2010 tarihinde 3.kişiye temlik ettiği görülmektedir. Tapu sicilinin aleniyeti ilkesi gereğince tapuda gerçekleştirilen temlik ile borçlunun haciz işlemini 30/07/2010 tarihinde öğrendiği ve takipten de bu tarihte haberdar olduğu, 12/09/2013 tarihinde yapılan usulsüz tebligat şikayetinin ise İİK'nun 16/1. maddesi gereğince süresinde yapılmadığı anlaşılmıştır.
O halde mahkemece, usulsüz tebligat şikayetine süresinde gelinmemesi nedeniyle reddi gerekirken, şikayetinin esası incelenerek kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.