MAHKEMESİ : İzmir 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/03/2014
NUMARASI : 2014/188-2014/214
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu D..Kim. Gıda ve Amb. San.ve Tic.Koll.Şti aleyhine genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı ve takibin kesinleşmesinden sonra alacaklı vekilinin kollektif şirketin malvarlığına rastlanmaması nedeni ile şirket ortaklarının malvarlığına haciz konulmasını istemesi üzerine, icra müdürlüğünce talep doğrultusunda şirket ortağı olan şikayetçinin taşınmazları üzerine haciz konulduğu, şikayetçinin ise hacizlerin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmıştır.
Alacaklının haciz talep ettiği 06.02.2014 tarihi itibariyle yürürlükte olup uygulanması gereken 6102 sayılı TTK. nun 237.maddesinin 1.fıkrası uyarınca kollektif şirketin borcundan dolayı ortağının sorumluluğuna gidilebilmesi için, şirket hakkında yapılan icra takibinin semeresiz kalması veya şirketin herhangi bir sebeple sona ermiş olması gerekir. Bu koşulların gerçekleşmesi durumunda ise; yalnız ortak hakkında icra takibi başlatılabileceği gibi, ortak ile birlikte şirket aleyhine de takip yapılabilir.
Öte yandan kollektif şirketin ortağının şahsi mallarının haczedilebilmesi için ise hakkında İİK. nun 58.maddesi uyarınca takip talebinde bulunulması ve kendisine ödeme ya da icra emri tebliğ edilip, haciz isteme hakkının doğması gerekir.
Somut olayda icra takibi kollektif şirket aleyhine yapılıp, şikayetçi şirket ortağı hakkında başlatılmış bir takibin bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda şikayetçi şirket ortağı aleyhine başlatılmış bir icra takibi bulunmadığına göre hakkında haciz kararı verilerek şahsi malvarlığının haczedilmesi yasaya uygun olmadığından mahkemece şikayetin kabulü yerine, yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/09/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy