MAHKEMESİ: Malatya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 21/11/2013
NUMARASI: 2013/149-2013/481
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK.nun 89/4.maddesinde; "Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. İcra mahkemesi tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder" düzenlemesi yer almaktadır. Kanun hükmünde yer alan tazminatın konusu, haciz ihbarnamesine üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunması sebebiyle takip alacaklısının uğradığı zarardır. Bu davada üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu davacı takip alacaklısı ispat etmelidir. Üçüncü kişinin beyanının aksi, İİK.nun 68. maddesinde sayılan belgelere bağlı olmaksızın her türlü delille ispat edilebilir.
Tazminat talebi haksız fiile dayandığından, davanın, takibin yapıldığı yerdeki icra mahkemesinde, haciz ihbarnamesine itirazın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içinde açılması gerekir (Kuru, Baki; İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, (İstanbul: Türkmen Kitabevi, 2004), Sh.421).
Öte yandan, anılan maddenin açık hükmü gereğince; icra mahkemesince, genel hükümlere göre yargılama yapılarak sonuca gidilmelidir. Bu nedenle, mahkemece, tarafların göstermiş oldukları deliller toplandıktan sonra gerektiğinde 3.kişinin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinde borçlunun 3.kişiden istenebilir, kesin nitelikte bir alacağının bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu durumda, mahkemece yukarıda değinilen açıklamalar doğrultusunda, tarafların delilleri toplandıktan sonra, borçlunun 3. kişi nezdindeki alacağının saptanması ve bu suretle ihbarnamenin ulaştığı tarihte, borçlunun 3.kişiden istenebilir, kesin nitelikte bir alacağının mevcut olup olmadığı belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu hususta bir inceleme yapılmaksızın, 89/1 ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle borçlunun kooperatiften ayrıldığının kabulü ile yetinilerek yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.