MAHKEMESİ: Alanya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 18/03/2014
NUMARASI: 2013/409-2014/121
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine karşı borçlunun takip konusu çekin bedel kısmında tahrifat yapıldığını ileri sürdüğü, mahkemece itirazın reddine ilişkin verilen kararın Dairemizce tahrifat yönünden denetime elverişli olacak şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine değinilmek suretiyle bozulduğu, mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılamada bilirkişiden rapor alınarak itirazın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
İcra takibinin dayanağı olan çekin evvelce rakamla "5.000" ve yazıyla "Beşbin" olarak yazılmış iken sonradan baş taraflarına "1" rakamı ve "ON" yazısının yazılmasıyla çekin mevcut duruma dönüştürülmüş olduğu 29.01.2014 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.
Bu durumda, çekin rakamla ve yazıyla değer belirtilen bölümlerinde tahrifat yapıldığı bilirkişi raporuyla saptandığına göre, senedin tahrifattan önceki miktar için geçerli sayılması gereklidir (HGK’nun 14.05.2003 tarih ve 2003/12-347 E.,2003/345 K. sayılı kararı).
Mahkemece de, çekin 5.000,00 TL bedelli olmasına rağmen tahrifat yapılarak 15.000,00 TL'ye dönüştürüldüğü kabul edildiğine göre, İİK.nun 169/a-5.maddesi gereğince borca itirazın kısmen kabulü ile takibin tahrifatsız senet bedeli dışında kalan 10.000,00 TL'lik kısım için durdurulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile itirazın tümden kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan, borçlunun tahrifat iddiası ile icra mahkemesine yaptığı başvurusu İİK.'nun 168/5.maddesine dayalı borca itiraz niteliğinde olup; bu halde, itiraz hakkında İİK.'nun 169/a maddesinin uygulanması gerekir. İİK'nun 169/a maddesinde ise; borçlunun isteminin kabulü veya reddi durumunda para cezasına hükmedileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığından alacaklı aleyhine para cezasına hükmedilmesi de doğru değildir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.