MAHKEMESİ : Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/03/2014
NUMARASI : 2014/82-2014/220
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklının bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlattığı takibe karşı borçlular, dayanak senedin 13.07.2010 tarihli araç kiralama sözleşmesi ve buna bağlı olarak imzalanan protokol kapsamında alındığını ve teminat senedi olduğunu ileri sürerek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurmuşlar; mahkemece, bononun, 13.07.2010 tarihli araç kiralama sözleşmesi ve protokol kapsamında teminat senedi olarak verildiği gerekçesiyle takibin, borçlulardan N.. A.. yönünden iptaline karar verilmiştir.
Bononun düzenleme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nun 688/2. maddesi gereğince bir senedin bono sayılabilmesi için öncelikle kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadini içermesi gerekir.
Öte yandan takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiasının, hangi ilişkinin teminatı olduğu, senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanması gerekir (HGK'nun 06.03.2013 tarih ve 2012/12-768 E., 2013/312 K. sayılı ve 20.06.2001 tarih ve 2001/12-496 sayılı kararları).
Somut olayda, borçlunun itirazına dayanak gösterdiği ve alacaklı ile borçlu arasında imzalanan 13.07.2010 tarihli araç kiralama sözleşmesinin incelenmesinde; takibe dayanak senede doğrudan bir atıfta bulunulmadığı gibi, alacağın varlığının şarta bağlandığına veya teminat senedi verildiğine dair bir kaydın sözleşmede yer almadığı görülmektedir. Yine borçlunun dava dilekçesine eklediği protokol başlıklı belge içeriğinde de, takip dayanağı senede açıkça bir atıf yoktur. Araç kiralama sözleşmesinde taraflar arasında senet tanzim edildiğine ilişkin bir açıklama bulunmadığı gibi, borçlu tarafından ibraz edilen protokol başlıklı belgede emanet alındığından bahsedilen senedin, takibe dayanak yapılan senet olduğu İİK'nun 169/a. maddesinde belirtilen belgelerle kanıtlanamamıştır.
O halde, mahkemece, borçlunun iddiasını yazılı bir belge ile ispat edemediği ve alacaklı tarafından da takip dayanağı bononun teminat senedi olduğuna yönelik bir kabul beyanının bulunmadığı gözetilerek, bu yöndeki itirazın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy