Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
TMK.nun 887.maddesi hükmüne göre, ipotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değil ise, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya, hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır. Bir başka deyişle ipotek veren 3.kişi yönünden borç muaccel hale getirilmediği takdirde, onun hakkında takip başlatılamaz. İİK’nun 149.maddesine göre icra takibinin asıl kredi borçlusu (lehine ipotek verilen) aleyhine açılması asıldır. Takip sonunda üçüncü kişinin taşınmazının paraya çevrilmesi söz konusu olduğundan o kişi hakkında da takip yapılması gerekir. Zira ipotek veren üçüncü kişi ile asıl borçlu arasında zorunlu takip arkadaşlığı vardır.
Somut olayda icra takibi alacaklı tarafından sadece asıl borçlu olan kredi borçlusu hakkında başlatılmıştır. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre asıl borçlu hakkında takip yapıldığı için ipotekli taşınmaz maliki yönünden yukarıda yazılı madde hükmünün yerine getirilmesi gerekir.
HMK.nun 124/4 maddesi uyarınca “dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir” düzenlemesi yer almaktadır. Anılan hükmün icra takiplerinde de uygulanması gerekir. Bu durumda alacaklının ipotek vereni takipte taraf olarak göstermemesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından ve usul ekonomisi dikkate alındığında, alacaklı tarafından takip sırasında ek takip talebi sunulup eksiklik bu şekilde giderilerek ipotek veren hakkında da yeniden ödeme emri düzenlenip tebliğe çıkarılarak takibe devam edilebilir.
Somut olayda alacaklı tarafından, bu takibe ilişkin olarak 01.04.2014 tarihinde ipotek veren hakkında da takip talebinde bulunulmuş ve ipotekli taşınmazın malikine de ödeme emri gönderilmiş olduğundan yasanın aradığı zorunlu takip arkadaşlığı hükmü bu şekilde yerine getirilmştir.
Bu durumda alacaklının ipotek veren hakkında takibe devam etmesinde ve ipotek verene ödeme emri tebliğ edilmesinde yasaya aykırı bir yön yoktur.
O halde mahkemece istemin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.06.2014 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy