MAHKEMESİ: Kayseri 4. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 04/03/2014
NUMARASI: 2013/39-2014/116
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı H.. P.. tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı M.. Ö.. tarafından borçlu S.. A.. hakkında yapılan icra takibi sırasında, adı geçen borçlu ve 3. kişi H.. P.. hakkında açılan tasarrufun iptali davası sonucunda tasarrufun iptaline karar verildiğini, alacaklının, icra müdürlüğünce 02.07.2013 tarihinde icra dosyasında verilen karar ve yapılan hesap işlemlerinin yanlış olduğunu yine icra müdürlüğünün 05.07.2013 tarihli kararı ile de yapılan ödemenin faiz ve ferilere mahsup edilerek tasarrufa konu taşınmazın haczi ve satışı talebinin reddedildiğini belirterek anılan kararlarını iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmıştır.
Kozaklı Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.01.2012 tarih ve 2011/27 esas, 2012/7 karar sayılı ilamı ile; davalı H.. P..'ın satış tasarrufunun borçlu S.. A..'ın Halk Bankasına yaptığı 199.783,25 TL bedel nispetinde icra dosyasına konu alacak ve eklentileri ile sınırlı olarak iptaline karar verildiği, davalı 3. kişi H.. P..'ın ise icra dosyasına ilamda belirtilen bu miktar ile mahkeme vekalet ücreti ve yargılama giderleri de dahil olmak üzere toplam 212.048,95 TL ödeme yaptığı görülmüştür.
İİK.nun 283.madde gereğince iptal davası sabit olduğu takdirde alacaklı davaya konu mal üzerinde alacak ve ferileriyle sınırlı olarak cebri icra yoluyla hakkını alma yetkisini elde eder ve dava konusu taşınmaz ise, davalı 3.kişi üzerindeki tapu kaydının düzeltilmesine yer olmadan yani tapu iptal ve tesciline gerek kalmadan o taşınmazın satışını isteyebilir.
Buna göre tasarrufun iptali ilamı gereğince 3. kişinin sorumluluğu 199.783,25 TL. ile sınırlıdır. Ancak ilamda faiz konusunda bir hüküm bulunmasa bile icraya konulabilmesi için kesinleşmesi gerekmeyen ilamda hüküm altına alınan alacağa, karar tarihinden itibaren yasal faiz istenebilir.(HGK'nun 05.04.2000 tarih ve 2000/12-739 E, - 2000/746 K,), (HGK'nun 04.07.2001 tarih ve 2001/2-565 E.)
Buna göre tasarrufun iptali ilamının davalısı olan 3. kişi H.. P..’ın sorumluluğu 199.783,25 TL. ile tasarrufun iptali ilamının karar tarihinden ödeme tarihine kadar işleyen yasal faiz ile sınırlı olup, mahkemece ilamda hüküm altına alınan 199.783,25 TL'ye tasarrufun iptali ilamının karar tarihi olan 26.01.2012 tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz hesaplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken takip tarihinden
itibaren yasal faiz hesaplanarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Davalı H.. P..'ın temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.