MAHKEMESİ : Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/04/2014
NUMARASI : 2013/867-2014/286
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipte borçluların, takibin, asıl alacağın 10.307,55 TL'lik kısmı yönünden iptali ve işlemiş faiz oranının yüksek olduğundan bahisle faiz oranı ve BSMV alacağının Türk Borçlar Kanunu'nun 120. maddesini aşan miktar yönünden iptali istemi ile icra mahkemesine başvurdukları, mahkemece, şikayetin kabulü ile icra emrindeki asıl alacak miktarının 418.217,75 TL, işlemiş faizin 18.023,47 TL, BSMV'nin 901,17 TL olmak üzere toplam alacak miktarının 437.142,39 TL olarak düzeltilmesine, takipte fazla talep edilen 55.447,64 TL'nin iptaline karar verildiği görülmektedir.
İİK.nun 150/ı.maddesinde; "Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürlüğüne ibraz ederse icra müdürü 149. madde uyarınca işlem yapar. Şu kadar ki, krediyi kullanan tarafın, hesap özetine ve borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, kendisine tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde noter aracılığıyla itiraz etmiş olduğunu ispat etmek suretiyle icra mahkemesine şikayette bulunmak hakkı saklıdır...” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, şikayetçi borçlulara 07.6.2013 tarihli hesap kat ihtarnamesinin yanısıra 08.4.2013 tarihli ihtarnamenin de gönderilip tebliğ edildiği, ihtarnamelere borçlular tarafından itiraz edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, İİK.nun 150/ı maddesi gereğince hesap kat ihtarnamelerindeki miktarlar kesinleşmiş olup, borçluların söz konusu miktarlara yönelik itirazları dinlenemez. Ancak, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece 07.6.2013 tarihli ihtarname esas alınarak inceleme yapıldığı, borçlulara takipten önce tebliğ edilen ve itirazsız kesinleşen 08.4.2013 tarihli ihtarnamenin değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, 08.4.2013 tarihli hesap kat ihtarnamesi de dikkate alınarak, borçlunun asıl alacak ve işlemiş faize ilişkin itirazları ile birlikte alacaklının 02.4.2014 havale tarihli dilekçesi ile mahkemeye sunduğu iki adet hesap kat ihtarnamesine ilişkin masraf makbuzları da değerlendirilmek suretiyle bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy