MAHKEMESİ : Selçuk İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/01/2014
NUMARASI : 2013/87-2014/6
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde dosyanın işlemsiz bırakılması nedeniyle zamanaşımının oluştuğunu ileri sürerek takibin iptali ve araçlarına konan haciz şerhlerinin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, süresinde yapılmadığından bahisle istemin İİK'nun 168/5. maddesi gereğince reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 71/2. maddesinde; "Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33/a maddesi hükmü kıyasen uygulanır" hükmüne, aynı Kanunun 33/a-1. maddesinde ise; "İlamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Borçlunun takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin olarak İİK'nun 71/2 ve 33/a maddelerine dayanan zamanaşımı şikayetinin incelenmesi, bu şikayetin belli bir süre içinde ileri sürülmesi koşuluna bağlı değildir (HGK'nun 04.11.1998 tarih ve 1998/12-763 E., 1998/799 K.sayılı kararı).
Somut olayda ödeme emrinin yetkili icra müdürlüğünce borçluya 21.05.2004 tarihinde tebliğ edildiği ve takibin itirazsız kesinleştiği, borçlunun dilekçesi kapsamından ve başvuru tarihinden, talebinin, takibin kesinleşmesinden sonraki devreye ilişkin zamanaşımı şikayeti olduğu anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca şikayetin süreye tâbi olmadığı gözetilerek işin esasının incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, takibin kesinleşmesinden önceki döneme ilişkin bir itiraz varmış gibi değerlendirme yapılarak istemin süre aşımı nedeniyle reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy