MAHKEMESİ : Ankara 16. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/11/2013
NUMARASI : 2013/659-2013/860
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Şikayetçinin, mahkeme kararının 20.11.2013 tarihinde tefhim edilmesi üzerine, Ankara 16. İcra Mahkemesine sunduğu temyiz dilekçesinin, ilgili yazı işleri müdürünün havalesiyle 2013/170 temyiz numarası ile 21.11.2013 tarihinde temyiz defterine kaydının yapıldığı görülmektedir.. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 25.01.1985 tarih ve 1984/5 E.,1985/1 K.sayılı ilamında da açıklandığı üzere, harca tabi olmasına karşın harç alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçesi hakkında, HUMK’un 2494 Sayılı Yasa ile değişik 434/3. maddesi, benzetme yoluyla uygulanır. Bu durumda temyiz isteği, dilekçenin temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılır. Ancak, temyiz harcının mahkeme kalemince hesaplanıp, temyiz edenden istendiği halde, süresinde ödenmediği belgelendirilmiş ise temyiz isteğinin reddi gerekir.
Somut olayda temyiz harcını yatırması için şikayetçiye muhtıra gönderilmediği, harcın bu kişi tarafından 10.3.2014 tarihinde yatırıldığı görülmüştür. Bu nedenle mahkemenin süresinde yapılmadığından dolayı temyiz isteminin reddine ilişkin 14.02.2014 tarih ve 2013/659-860 sayılı kararının oybirliği ile kaldırılmasına karar verildi. İşin esasının incelenmesine geçildi.
Şikayetçinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Şikayetçi tarafından, icra müdürlüğünce gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesine vekili aracılığı ile itiraz edilmiş ve itiraz dilekçesi ile beraber vekaletname de sunulmuş olmasına rağmen, takip dosyasından ikinci kez gönderilen 89/1, 2 ve 3 haciz ihbarnamelerinin vekil yerine asile çıkartılması nedeniyle tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğu da ileri sürülerek söz konusu tebligatların iptali istemi ile icra mahkemesine başvurulmuş, mahkemece ihbarnamelerin bizzat şikayetçi asile gönderilmesinde bir yanlışlık olmadığı gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 11, Avukatlık Kanunu'nun 41 ve HMK.nun 73, 81, 82, 83. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması zorunludur.
Somut olayda, alacaklının talebi üzerine icra müdürlüğünce, şikayetçi A.. I..'a 30.11.2011 tarihinde 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği, şikayetçinin vekili Av. ... tarafından verilen dilekçe ile süresinde ihbarnameye itiraz edildiği ve dilekçe ile birlikte ibraz edilen vekaletnamenin takip dosyası içinde bulunduğu görülmektedir. Bu durumda, yukarıda açıklanan maddeler gereğince, vekaletnamenin ibrazından sonra tüm tebligatların şikayetçi vekiline yapılması gerekir.
Öte yandan vekile çıkarılmış usule aykırı bir tebligat da bulunmadığına göre, usulsüz tebliğ ile ilgili 7201 Sayılı Tebligat Yasası'nın 32. maddesinin somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu itibarla, borçlu asile gönderilen haciz ihbarnamelerinin tebliği ile itiraz ve şikayetler yönünden yasal süreler işlemeye başlamaz.
O halde mahkemece, borçlu asile yapılan 89/1 haciz ihbarnamesi tebliğ işleminin vekil yerine asile yapılmış olmasından dolayı iptali ile, bunun sonucu olarak usulüne uygun şekilde 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmeden 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnameleri çıkarılamayacağından veya çıkarılsa bile hükümsüz sayılacağından anılan haciz ihbarnamelerinin de bu nedenle iptaline ve geçersiz tebliğ işlemine dayalı olarak yapılan taşınmaz haczinin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy