(2004 S. K. m. 170/A) (6762 S. K. m. 790, 793) (YHGK. 24.04.1996 T. 1996/12-136 E. 1996/288 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 6762 Sayılı T.T.K.nun 790. maddesinde "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciroyla iktisap etmiş sayılır." düzenlemesi getirilmiştir.
Somut olayda, takip dayanağı çekin incelenmesinde, ilk cironun lehtar tarafından yapıldığı daha sonra da çekin muhtelif cirolarla Ö... İnşaat Malzemeleri Ltd. Şti'ne geçtiği ve daha sonra tüm ciroların iptal edildiği ve geçerli olarak lehtar M. K.'ın cirosunun bulunduğu, çekin süresinde bankaya ibraz edildiği, ancak takip alacaklısı S. O.'ın ibraz tarihine kadar geçerli herhangi bir cirosunun bulunmadığı, bu halde lehtar M. K. son ciranta olup ibrazdan sonra adı geçen veya ciroları iptal edilen cirantalar tarafından takip alacaklısına yapılmış ve alacağın temliki hükümlerini doğuracak bir cironun olmadığı da anlaşılmıştır. H.G.K.'nun 24.4.1996 tarih 1996/12-136 E., 1996/288 K. sayılı kararında da açıklandığı gibi, hamile yazılı bir çekin bankaya ibrazından sonra ciro edilmeksizin başkasına elden devri olanaksızdır. İbrazdan sonra alacaklının çekte hak sahibi olabilmesi için 6762 Sayılı T.T.K.nun 793. maddesi uyarınca adına alacağın temliki sonucu doğuran bir cironun bulunması gerekir.
Dayanak çekte cirosu bulunmayan takip alacaklısının çekte yetkili hamil sıfatı olmadığından bu çeke dayanarak takip yapması mümkün değildir. O halde mahkemece, İ.İ.K.nun 170/a-2, maddesi gereğince şikayetçi borçlu yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İ.İ.K.nun 366. ve H.U.M.K.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.02.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy