MAHKEMESİ : İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/07/2013
NUMARASI : 2013/15-2013/525
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından yıllık izin ücreti alacağının tahsili amacıyla iflas yolu ile adi takibe başlandığı, borçlu şirketin, hakkında iflasın ertelenmesine karar verildiğini ileri sürerek takibin iptali talebi ile yaptığı başvurunun mahkemece reddine dair verilen kararın Dairemizin 08.10.2010 tarihli ilamı ile “borçlunun başvurusunun İİK. nun 16/1.maddesine dayalı şikayet olduğu ve sözü edilen yasa hükmüne uygun olarak inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda borçlu hakkında yapılan takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/907 esas sayılı iflasın ertelenmesi davasında verilen 28.12.2007 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile İİK. nun 179/b maddesi uyarınca, İİK. nun 206.maddesinin 1.sırasında yazılı alacaklar dışında yapılmış ve yapılacak icra takiplerinin durdurulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
İflasın ertelenmesi davası nedeniyle verilen bu tedbir kararı gereğince borçlu aleyhine 6183 Sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere bütün takipler durur.
İİK. nun 179/b maddesinin 3.fıkrası uyarınca aynı Kanunun 206. maddesinin birinci sırasında yazılı alacaklar için açıkça haciz yoluyla takip yapılabileceğinin belirtilmesi karşısında aynı alacaklar için iflas yoluyla takip yapılamayacağının kabulü gerekir.
Somut olayda her ne kadar icra takibine konu alacak İİK'nun 206. maddesinin birinci sırasında yazılı alacaklardan ise de alacaklının başlattığı takibin iflas yolu ile adi takip olduğu görülmüştür.
Bu durumda anılan takip şekline göre İİK. nun 179/b maddesinin 3.fıkrasının olayda uygulama yeri bulunmadığından, ihtiyati tedbir kararından sonra başlatılan takibin, ihtiyati tedbir kararının içeriği de dikkate alınarak durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı gerekçe ile iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 12.07.2013 tarih ve 2013/15 Esas, 2013/525 Karar sayılı kararının hüküm bölümünün (1) nolu bendinde yer alan “iptaline” sözcüğünün silinerek, yerine “durdurulmasına” ibaresinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/09/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy